✨Tedebbür. Kur'an'ın uykularımızı kaçırması. Kur'an'ı uykusuz kalacak kadar, gerçekten dert ederek düşünmek.
✨Bize düşen uygulamanın son durumuna kafa yormaktır tedebbür.
✨Hemen böyle olunmaz, bu bir süreçtir. Hz.Ömer bir ayet duyarak iman etti, sonra tüm ayetlerde tedebbürü yaşadı.
✨Daha hızlı, daha güzel Kur'an okumak gibi hedeflerimiz olduğu gibi tedebbürlü bir şekilde Kur'an okuma hedefimiz de olmalıdır.
✨Bunu yaptığımız zaman, Allah'ın emir ve yasakları içimizde yer edecek; vicdanımızı kucaklayacak.
✨ İmanımız artacak.
✨Hayatımıza huşu getirecek, Allah'ı içimizde hissedeceğiz.
✨Bazen hafızlar Kur'an'ı yaşamıyorlar, görüyoruz. Çünkü bu hafızlar Kur'an'ı tedebbür edememişlerdir.
✨ Tedebbür; Kur'an'ı, imanı bir bütün olarak kuşanma gücü verir. Aksi takdirde insan bir tarafına tutunur. Namaza tutunur, zikre tutunur, dinin siyasetine tutunur, cihadına tutunur gerisini ezer geçer. Müslümanlığının hayrını görmez. Oysa Allah'ın dini bir bütündür.
✨ Tedebbür, tefekkür. Kur'anla uyuyup kalmak...
✨Bu bir hafta sürmez. Arapça öğrenmeye çalışmak bir basamağıdır. Tefsir okumak, hafızlık yapmak bir basamağıdır.
Neden olmasın? Olur. Belki bir ömür sürer, ama olur.
Ve tedebbür olursa, sıkıntılar bizi ezemez. Çünkü sıkıntılar alt düzeyimizde kalır, biz Kur'an seviyesine çıkmış oluruz. Dünyevi meselerin baskısından kurtulmuş oluruz.
Helale harama karşı dikkatimiz artmış olur.
Kur'an işte o zaman maddi, manevi sıkıntılarımıza şifa olur. Nasıl ki Ömer b. Hattab bir hastanın yanında Fatiha okuduğunda hasta iyileştiğini hissediyordu ama başka bir Müslüman okuduğunda kendisinin bile iyileştiğini hissetmiyor. Çünkü Kur'an-ı Kerim sende hangi ağırlıkta duruyorsa o kadar ağırlıklı tesir eder.
Kur'an'ın ağırlığı zaten bellidir ama içimizdeki ağırlığı ne? Sorgula!
HzÖmer, namazda