Bilgisi olan ?
Herkese selamlar. Deneyimini olan yardımcı olursa çok sevinirim. Arkadaşlar bir çoğumuzun bildiği ve yakındığı üzere, basılı kitap ücretleri gün geçtikçe ivmelenerek pahalı hale gelip, erişmek zor hale gelmiş durumda. Bu sebepten dolayı E-kitap okuyucu edinmek istiyorum. E-kitap konusunda herhangi bir deneyimim olmadı. Deneyimi olanlar yardımcı olabilir mi önerir misiniz ? 80-100 sayfa kitaplar bile ortalama ederinden çok pahalı duruma gelmiş halde. Geçenlerde BKM kitaptan 54 kitaplık sepet oluşturdum 4.500 liradan fazla ücret çıktı. Açıkçası 54 tane kitaba bu kadar vermek yerine bu tutarın 3 belki 5 katı daha verip e-kitap okuyucu almak daha mantıklı geldi. Tavsiye eder misiniz ?
1000Kitap
Hayattayken Marx'ın ne kadar değer gördüğünün kanıtı bu tür eksik sayfalar ve yazılar olabilir. Şu sıralar çok karşıma çıkıyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
olabilir insan bu yanılabilir
1000Kitap
Bir aslan avını avlayıp onun iç organlarını yediğinde ona kötü demeyiz; "Doğası bu ve bunu yaptı." deriz. Bugün evrim, artık herkesin kabul ettiği, bilimsel kanıtlarla desteklenmiş bir gerçek. Kısacası hayvandık ve şu an düşünebilen bir hayvanız. Ama düşünebiliyor olmamız, iyilik ve kötülük kavramını kendi kalıplarımıza sığdırabileceğimiz anlamına veya mutlak doğru olduğu anlamına gelmiyor. Gelişmiş ve bizden çok daha zeki uzaylı bir medeniyet için iyilik ve kötülük çoktan aşılmış, apt*lca bir konu olabilir. Onlar için belki de sadece nedenler ve sonuçlar vardır. İyilik ve kötülükse hiç bilmedikleri, anlam veremedikleri bir şey bile olabilir. İyiliği ve kötülüğü var eden şey dinler değildir veya toplumun ahlak kuralları da değildir. İyilik ve kötülüğü var eden şey insan vicdanıdır. Ne gariptir ki vicdan da bir duygudur ve bu duygu yalnızca insana aittir. Eğer vicdan yalnızca bir duyguysa ve insana aitse, o hâlde iyilik ve kötülük kavramı evrensel midir? Hayır, değildir; çünkü yalnızca insana ait olan bir kavramın nesnel bir geçerliliği yoktur.
Alıntı

Mehmet Çağımnı

@Mehmetcagimni
·
“Vicdan azabı, yakalandıktan sonra hissedilen o geç kalmış pişmanlıktır. Eğer kimse görmeseydi, o ‘korkunç’ dediğiniz şeyi tekrar yapmaktan bir an bile tereddüt etmezdiniz. Sizi ahlaklı tutan şey vicdanınız değil, toplumun o yargılayan gözleridir. Benimse vicdan umurumda değilken, yargılayan gözlerin ne olduğuna dair hiçbir fikrim olmayacak kadar veyahut fark edemeyeceğim kadar var olmayan küçücük hayalet bir kavramdan ibaret.” Şu an olsa ne yaptıysam, yaptıklarımın aynısını tekrar yapardım. Ben buyum; ya ahlak kurallarını kabullendiğiniz gibi de beni de böyle kabulleneceksiniz ya da ahlaki pusulayı başka hiçbir yerde geçerliliği olmayan, insan uydurması olarak gören birini, kabullendiğiniz ahlaki pusulanın içine sokmayacaksınız. Ben sizin kalıplarınızla doğmadım, kalıplarınızla yaşamayacak, kalıplarınızla da ölmeyeceğim. Bu kalıplar konulurken bana sorulmadı. Uymak zorunda da değilim. İsteyen başkaldırı anlasın, isteyen anarşistlik olarak görsün; ne tuhaftır ki bu konuda da ne düşündüğünüz zerre umurumda değil. 😂🤷🏻‍♂️ Siz benim için endişelenmeyin. Ben kurnaz ve zeki bir insanım. Sisteme kabullenmiş gibi görünürüm ama sistem her sırtını döndüğünde sırtına bir pençe daha atarım. (Mehmet Çağımnı)
Alıntı
Uyanışın Mucizesi
Uyanmak çok büyük bir mucizedir. Gece uyurken ruhumuz bedenimizi bir nevi terk eder ve başka alemlere dalar. Bedenimiz cansız bir şekilde yatakta uzanmaktadır. O zaman alemde ne olup bittiğinden hiçbir şekilde haberimiz olmaz. Çünkü sadece bedenen bu dünyadayız ve duyularımız her ne kadar açık ise de etkisiz gibidir. Ruhumuz ise başka alemlere gider. Ve her sabah güneş doğarken yeniden ruhumuz bedenimize intikal eder ve yeniden bir diriliş gerçekleşir. Bu yeniden diriliş Rabbimizin bize bir lütfudur. Bize tekrar bir imkan ve tekrar bir fırsattır. Oysa uyurken hiç uyanmayabiliriz de. Yaptığımız her şey için bir fırsat veriliyor o fırsat son fırsatımız olabilir. Diğer günün sabahını, güneşini, mavi gökyüzünü görmeyebiliriz ve son uyanışımız bu sabah olabilir... Fatih ZEYREK
Yayınlanmak ile bibliyografik var olmak arasındaki fark
Bir kitap yayımlandığında piyasada görünür olabilir. Kitap satış sitelerinde listelenebilir, sosyal medyada duyurulabilir, okura ulaşma ihtimali doğabilir. Fakat bu görünürlük çoğu zaman kırılgandır. Satış sayfaları değişir, platformlar kapanır, algoritmalar kitabı aşağı iter, okur ilgisi dalgalanır. Kütüphane katalogları ise farklı bir varlık alanı açar. Bir roman bir kütüphane kataloğunda yer aldığında artık yalnızca “satın alınabilecek bir ürün” olmaktan çıkar; sınıflandırılabilir, aranabilir, ödünç alınabilir, referans verilebilir ve kurumsal olarak izlenebilir bir esere dönüşür. Bu dönüşüm, özellikle bağımsız yazar için önemlidir. Çünkü bağımsız yazar çoğu zaman yayınevi markasının, edebiyat çevrelerinin, eleştiri ağlarının ve medya desteğinin dışında kalır. Bu durumda katalog kaydı, bir tür sessiz tanıklıktır. Katalog kaydı kitabı yüceltmez. Ona edebî değer biçmez. Ama onun varlığını doğrular. Kitaba bir adres verir. Onu bilgi sistemleri içinde bulunabilir kılar.
Duygu ve Düşünce