Olcay Bağcı

Olcay Bağcı
@olcaybagci60
Rehber Öğretmen(Psikolojik Danışman)
Lisans
Tokat
Erbaa
61 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Reklam
'' Öldün, bir daha ölmeyeceksin! ''
Sayfa 56 - İz
Türk münevverlerinin artık memleket gerçeklerini kabul edip ona göre tedbir almakla mükellef olduklarını duyabilmeleridir. Bu zarurete uymadıkça Türk gerçeklerini inkar edip onun dışında tedbirler aradıkça bu memleketin hiçbir meselesinin halledilmeyeceğini bilmelidirler. Bu prensiplerin dışında alınacak tedbirlerin, ancak zarar vereceğini son otuz senelik tecrübeler bile göstermeye kafidir. işte bu gerçeklerden biri de Türk halkının Müslüman olması ve böyle de kalma arzusudur.
Sayfa 126 - Altınordu
Türk münevveri ile onun cahil diye damgaladığı halk arasında ilmi düşünüş ve zihniyet bakımından, büyük bir fark yoktur. Çünkü her ikisi de peşin hükümleri, kanaatleri ve batıl itikatlarıyla, yani inançları ile hareket etmektedir. Aradaki fark, sadece bu zihni muhtevaların mevzu ve nevilerindedir. Onun için Türk münevverinin maariften anladığı mana, bugünkü sistem içinde ne kafanın formasyonunda, ne de ameli hayatta büyük bir ehemmiyeti olmayan bazı malumattan ibaretti. Ona göre garplılaşma da, kalkınma da, kendisiyle halk arasındaki inanç farklarının giderilmesinden başka bir şey değildir. Türkiye'nin garplılaşmasında, ilerlemesinde, birinci derecede amil olacak ilim adamlarına, ilim müesseselerine karşı lakayt kaldığı, hatta bazen, düşmanca bir tavır takındığı halde, kalkınma bakımından ameli bir kıymeti olmayan ve bugünkü şartlar içinde gerçekleşmesine imkan olmayan ilk tahsil üzerinde ısrarla durmasının sebebi de, yine inançlarını halka aşılamak kaygısıdır. Zira o, halkı kendi nevinden olmak, kendisine benzemek şartıyla aşağıda tutmak istiyor. Kendisinden daha bilgili, daha tesirli ve verimli bir zümrenin varlığına tahammül edemez.
Sayfa 99 - Altınordu