İsrâ / 33. Ayet
وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَانًا فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُورًا
Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın, öldürülmesini Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, onun velisine hakkını arama yetkisi vermişizdir. Fakat o veli de, artık öldürmede ileri gidip Allah’ın belirlediği sınırı aşmasın. Çünkü kendisine verilen bu yetkiyle zâten gerekli yardım yapılmıştır.
x.com/muhendisyenn/st...
"Edep, aklın tercümanıdır. Kim Allah'tan korkarsa, ondan da her bir şey korkar." "Lisan kalbin tercümanı, yüz ise onun aynasıdır. Kalbin gizlemek istediği şeyler yüzde belirir. "
Seriyy-i Sakati der ki:
Bir gün Bağdat çarşısında yangın çıkmıştı, bir adamla karşılaştım; "Senin mülkün kurtuldu" dedi. Ben birdenbire "Elhamdülillah" demiş bulundum. Otuz senedir, o anda söylediğim "Elhamdülillah" için istiğfâr ediyorum. Diğer Müslümanların yanan mallarına telehhüf etmek dururken, kendi malımın kurtulmasına şükretmenin azabı içindeyim.
Şükrün ne olduğunu iyi bilmek lazımdır. Yemek yiyip, bittikten sonra, "Ya Rabbi şükür elhamdülillah" demekle şükür ifa edilmiş olmaz. "Şükür odur ki, her aza ne için yaratılmış ise, ona sarf etmektir."¹ Her nimetin şükrü kendi cinsiyle eda edilir. Nasıl ki zekât vermek, sadaka vermek yani maddeten yardım yaparak iyilik etmek sûretiyle servetin şükrü eda edi- lirse, diğer nimetlerin şükrü de, ihtiyacı olanlara, o nimetler- den vermekle eda edilir.