Muhteşem bir kitaptı. Bir solukta okunacak cinstendi.
Kendimi tarih bilen, seven, araştıran biri zannederdim. Ta ki Kudüs'ün son savunucusu olan dedemizden bihaber olduğumu öğrenene kadar.
Kudüs'teki Son Osmanlı askeri Iğdırlı Onbaşı Hasan, verilen emir ve görev bilinci ile mukaddes topraklardan ayrılmayan / ayrılamayan şerefli bir Osmanlı askeridir. 1917 yılında hakimiyetimizden çıkan kutsal mekanda, 1982 yılına kadar nöbet tutmuş ve can emanetini o topraklarda teslim etmiş lakin hiç kimse tarafından hatırlanmamış bir kahramandır.
Orada oluşunun öğrenilmesi hikayesi ise kelimenin tam manasıyla yürek yakan cinstendir. Gazeteci Tarihçi Yazar Murat Bardakçı'nın babası olan yine Gazeteci Yazar İlhan Bardakçı'nın hatıratı şu şekildedir:
İLHAN BARDAKÇI (1972)
Mevki Kudüs. Mekân Mescid ül Aksa, Tarih 21 Mayıs 1972 Cuma. Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu, İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz.
Kudüs Kapalı Çarşısı’nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa’nın önüne kavuşturur. Mirac mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıble’mize yani... Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. “12 bin şamdanlı avlu” derler oraya. Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs’ü devlete katmıştır da, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Şamdanları yakarlar. Tam 12 bin şamdan... O isim oradan kalmadır. Sekiz on basamaklı geniş merdiveni adımladınız mı, o mukaddes Mescid’in bağdaş kurduğu ikinci avluya ulaşırsınız.
Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy... İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi... Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir