miray

miray
@olimposmimari
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 22:14
okumam için o kadarr ısrar eden bir arkadaşım vardı ve benzer bir ısrarla o kadar erteledim ki pişmanlığını yaşıyorum. (özür dilerim duygu) birden fazla türe, mutlu-mutsuz son anlayışına, olay örgüsüne, düşünce yapısına sahip olduğu için beğenmeyecek çok çok az insan olacağını düşünüyorum. duygudan duyguya sürüklenmenize sebep olacak cümleler, hissiyatlar taşıyor. son sayfadan sonra zihnimde yeni bir pencere açılmış bambaşka bir perspektif kazanmış gibi hissettim. doğru zamanlama olduğu için mi bu kadar etkilendim bilmiyorum ama tüm zamanlar favorilerim arasına girmiş olabilir.
Sadece Rüzgâr BilirAmy Harmon · Yabancı Yayınları · 20211,252 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 23:24
sylvia acaba bambaşka coğrafyalarda bambaşka kültürlerde bambaşka zamanlarda ve bambaşka şartlar altında olmamıza rağmen okurken gözlerimin dolmasına sebep olacak kadar benzer hisleri taşıdığımızı bilse ne düşünürdü… günlüğün her sayfasında aklımdan bu soru geçti. her kaygısını içimde hissettim, bahsettiği olumsuzlukların çoğu şaşırtıcı derecede tanıdık geldi; gelecek endişeleri, geçmiş pişmanlıkları, sahip olduğu hakların yetersizliğinden ettiği şikayetler, eşitsizliklere isyanı, istekleri ve gerçekleşmesi için yapması gereken fedakarlıkları, hepsi o kadar gerçekçiydi ki! sadece bir kitap değildi, başından sonuna bir hayatı yaşamışım gibi hissettirdi. yazarın kitaplarından hayatına biraz olsun hakim olduğumu düşünüyordum ama okuduktan sonra söyleyebilirim ki çok büyük bir kısmı gizem olarak kalmaya devam edecek. sylvia annesiyle iletişiminin zayıflığı ve babasının erken ölümünün de etkisiyle küçüklüğünden itibaren manik-depresif bozuklukla boğuşmuş. lise döneminden itibaren intihar girişimlerinde bulunmuş, şok tedavileri görmüş, hastanelere yatırılmış. yani hayatı hep inişli çıkışlıymış. en kötü anlarında dahi onu hayata bağlayan şeyin yazmak olduğunu söylüyor, bunun da en önemli sebebi görmediği sevgi. kendini kanıtlama çabası içinde geçmiş hayatı. 18lerinde yazmaya başladığı günlük kesitlerinde de ya başarılı olmazsam, ya kitaplarım basılmazsa, ya şiirlerim okunmazsa, ya öldükten sonra 3-5 kelimeyle özetlenecek bir hayatım olursa endişeleri içinde dönüp durduğunu okuyoruz. dolu dolu yaşamak, çevresindekilerin dayattığı prangalardan kaçmaya çalıştığı için evliliğe ve anneliğe karşı da önyargılıydı. sonra ise endişelerini göz ardı edebileceği biriyle tanışıp evleniyor, ama olumsuzluklar peşini bırakmıyor. çok sevdiği eşi tarafından defalarca aldatılıyor ve
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,677 okunma
9/10
·320 syf.··
2021 75. kitabı
ah, ne yazsam eksik kalacak! çok uzun zaman okumayı ertelediğim ve başladığım an bu gecikmenin pişmanlığını yaşadığım bir kitap oldu. barındırdığı her duygu o kadar sahiciydi ki, okuyan herkesin mutlaka ve mutlaka kendinden çok şey bulacağına ve sonu zevkine uymayanların dahi okuduklarından memnun kalacağına eminim. bunu özellikle belirtmek istedim çünkü duyduğum tek tük olumsuz yorumlar sadece sonuyla alakalıydı, ama ben sonunu da çok beğendim. ana karakterimiz adalet, hem yaşamını anlamlandırmak hem de bir nebze de olsa vicdanını rahatlatmak adına bir amaç uğruna yolculuğa çıkıyor. kitabın işleyişi yolculuğun amacından ziyade geçmişle hesaplaşması, gelecek ve hayata dair görüşleriyle ilgili sorgulamaları, kendine dair şüpheleri ve pişmanlıkları.. abartı gelen tek bir satırı bile olmadı. her şeyiyle çok sevdim ve favorilerim arasına girdi. keşke kafamı toparlayabilsem de hak ettiği gibi özenli bir inceleme yazabilsem! hala etkisindeyim… “sanırım böylece, dünyanın geri kalanı umursamasa da, bir yerlerde birinin hatırlayacağı minik, mütevazı bir hikayem oldu benim de. hikayeler böyledir. bazen sadece bir kişi dinlesin diye anlatılır. bir kişi çünkü, dünya demektir.”
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
9/10
·456 syf.··
2021 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 16:00
çok okunmuş çok benimsenmiş, tabiri caizse kültleşmiş kurgular hakkında yorum yaparken kendimi rahat hissedemiyorum bir türlü. bu incelemede de yazarın yaşam öyküsüyle arasındaki paralellikler ve kesişimlerden falan pek bahsetmek istemiyorum. sosyalist birinin belki de içindeki çatışmayı dışa vuruş şekli olarak kaleme aldığı bireyci karakter ve üstelik bunu yarı otobiyografi olarak adlandırdığı eserinde bulundurmasının psikolojik analizlerine falan rastlamayacaksınız burada. hepsi zaten çok konuşulmuş ve benden daha nitelikli insanların gerekli yorumları getirdiği konular. kitabı daha küçük çaplı değerlendireceğim. uzun zamandır okuduğum en azimli, en yılmaz, en iradeli, bir sürü en en en sıfatı getirebileceğim karakterdi martin. öyle ki bazı yerlerdeki hırsı gerçekçi olamayacak kadar fantastik geldi. başarılı sonuçlanacağını bildiğim olay akışında okur olarak benim dahi umutsuzluğa kapıldığım noktalarda gösterdiği sabır ve pes etmeyişi ilham vericiydi. evet, başarılı sonuçlanacağını diyorum çünkü son derece gerçekçi bir başarı öyküsüydü. mutlu veya mutsuz sondan bağımsız. martin mücadelesinin sonunda yaşama sebebini buldu, amacını gerçekleştirdi ve hikayesini tamamladı. benim için son derece tatmin edici ve mutlu bir sondu. yola çıkarken aklına dahi getirmeyeceği başarılara imza attı, tecrübeler edindi, muvaffak oldu. "içimde var olanı ben herkesten iyi bilirim. başarıya ulaşacağımı biliyorum. kimse beni tutamaz." başka bir zamanda okuduğumda bambaşka bakış açılarıyla değerlendireceğime inandığım ve mutlaka başka bir zamanda tekrar okuyacağım bir kurguydu.. belki o zaman kendime güvenir ve daha ayrıntılı bir inceleme hazırlarım (: inanıyorum ki özellikle bir hedef uğruna çaba gösterdiği dönemde bu kitabı eline alan her okuru benzer şekilde etkileyecektir. keyifli
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021135bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2021 54. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 17:43
gördüğüm alıntılara, yapılan yorumlara ve duyduğum övgülere bakarak nasıl bir aşk hikayesi okuyacağımı düşünerek merakla başladım ama kitabın ilerleyişi beni çok yordu. felix ayrı henriette ayrı yordu.. ikisini de anlamakta çok zorlandığım, ikisine de kızdığım noktalar oldu ve kitaba zorlukla devam ettim.. saf sevgi olarak yansıtılan şeyi rahatsız edici bulduğum yerler olmadı dersem de yalan olur.. okuduğum yorumlarda kimisi felixin aşkını bencilce benimseyip kendisine hapsettiğini düşündüğü için henrietteye kızmış kimisi de tam tersi şekilde felixe.. ben natalie ile aynı düşünüyorum, felix henrietteye çok acı çektirmiş, daha sonra birkaç duygusal laf etti diye onun mezarına karşı borcunu ödediğini sanmış. yine de bana soracak olursanız odak noktası kim haklı kim haksız değil, felixin karakteri ve düşünce yapısıydı. dolayısıyla kitabın beni tatmin eden kısmı da sadece natalienin mektubu oldu. 350 sayfada okurken ne kadar sinirlendiğim; felix için nasıl böyle düşünür dediğim ne kadar yer varsa hepsine o kadar güzel parmak basmış, kusurlarını felixin yüzüne o kadar güzel çarpmış ki.. son sayfalar üzerimde büyük ferahlık yarattı! kitabı sondaki mektuptan şu alıntılarla özetlemek isterim: "kimi zaman sıkıcısınız, kederinize melankoli diyorsunuz: hele şükür! ama çekilmez birisiniz ve sizi seven insana zalimce kaygılar veriyorsunuz. aramızdan aşkı kaldıralım, çünkü siz mutluluğu sadece ölülerde tadabiliyorsunuz…" "biliyor musunuz en çok kime acıdım? seveceğiniz dördüncü kadına. çünkü o, ister istemez üç kişiyle mücadele etmek zorunda kalacak; dolayısıyla hem sizi hem de onu, belleğinizin tehlikesine karşı uyarmak isterim."
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Koridor Yayıncılık · 202253bin okunma