İyimser bir gökyüzü altında, dünyanın bizimle ağlamasıdır keder. Keder yücedir, dedim. Bencil değildir. Kimseyi incitmez. Başka acıları öğretir bize. Ana rahmimizin soluğudur. Hayalhanemizin beşiğidir. Dilimizin gülüdür, yaprağıdır. Varoluşumuzun ince bilgisidir. Sevginin ilk hecesidir. İnsanın insana inanmasıdır. Tanrının bizimle kendini sevmesidir. Keder bir sonsuz çocuktur. Dünyanın bütün aşklarını canımıza işleyen o gözyaşı avazıdır. En kusursuz saygıdır. Yalnız insanın değil, kedilerin, köpeklerin, cümle hayvanın gözlerindeki o büyük merhamettir. Keder erdemdir. Ayrılığın akşam sefasıdır. Avuçlarımızda açan bahçelerdir. Bizi dünyanın kalbine götüren sulardır. Komşu camlardan yalnızlığımıza vuran ışıktır, gölgedir.
Birdenbire değil elbette ama sanki birdenbire yapayalnız kaldık. Kendi yaramızın başkasında kanadığını göre göre sadece kendi yaramıza inandık. Başkası, adı üstünde başkasıydı işte. Oysa bizim ilk hayat bilgimiz merhamet duygusuydu. İnsanın acılarıyla insan olduğuydu, insanın haysiyetiyle insan olduğuydu ve insanları birbirine bağlayacak olan en güçlü, en soylu duyguydu acı.