olivia

Sanıyorum ben yanında değilken, dalgınken yahut Yahut sevişmezken, yahut ölürken Dünya kalleşçe değişiyor, uzaklaşıyor Namussuzca kaçıyor Ya onu tutuyorum ya ardından koşuyorum telaşla İşte ya öyle sanıyorum, şaşarsınız
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
bazı sevdalarda hafızasını kaybeder ya insan telaşlanır, ağlar babasını sorar çevresindekilere öldüğünü bildiği halde adını unutur, yolunu kaybeder oturduğu evin bir titreme gelir yerleşir ya ortasına mayısın bir dikilir bir çöker ya kalbine secde eden intikam tam tam yaza girecekken
öyle başın öne eğik yıllarca o boş terasta durmak kartpostallardan tanıdığın bir şehri düşünmek gibi bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan tam tam yaza girecekken yazın omzuna yüzünü dayayacakken çekip giden ayaklarının altından o son sığınak terası
ödenmez ücretleri hayat figüranlarının ve iki dağ arasına gerili ipte kurumaz erken susmuş çocukların kanlı gömlekleri.
Birilerinin birilerine yazdığı mektuplar, yalnızca anı değildir. O insanlarla beraber olmuşluğunuzun da kanıtıdır aslında. Sevgi sözcükleri (çıldırtan), yeminler (ölümüne), ilk sende tattımlar (ikna edici), sen diğerlerinden farklısınlar (ödüllendirici), hepsi hepsi! Güzelce yerleştirildikleri yerlerden çıkartılıp önünüze sürülürler. Bu sürüş, ivmesizdir.Bu sürüş, ahlaklı teklifler besler. O, nerdedir? Kimin nesi, kimin fesidir? İçinizdeki cam, tuzla buz olur. Kayıp düşmemek için o tuzu, o buza döküp yürümeye kalkışırsınız. Aşağısı yokuştur. Yukarısı yokuştur. Durup kardan adam olursunuz. Burnu simgeleyen havucu başka tarafınıza takarlar. Sizin için hiçbir şeyi göze alamayacak kadar uzak bir yakınlıktadır artık. Bu sizin en Marlyn Monroe tarafınızı incitir.