olivia

Bırakıp gittiğin zaman Dünya terk ediyor beni Bir garip duyguyla öyle Yapayalnız kalıyorum Kısa sürüyor verdiğin esenlik Kuşkular ikircikler içinde Başlıyor bekleyişin işkencesi Hiçbir yere sığamıyorum Hele bir de uzadı mı arayışın Unutulmak korkusuyla tedirgin Tükeniyor kalbimin direnci Aykırı sularda bungun Bir çürük tekne gibi Rüzgârını özlüyorum
RÜZGÂRINI ÖZLÜYORUM
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Elbette korkuların sebepleri vardır. İnsan sadece dışarıdan gelecek tehlikelerden değil; içeridekilerden, kendi gizli yaralarından da korkar. Hatta en çok onlardan... Çürümüş bir vücutla çırılçıplak kalmaktan ya da itinayla saklanmış bir sırrın açığa çıkmasından, dile düşmesinden korkmak gibidir bu. Önce zavallı olduğuma inanmış, sonra bu küçük gerçeğimi derinlere bir yerlere saklamışsam; birilerinin gelip görmesinden, fark etmesinden elbette korkarım. Çok korkarım hem de. Aynadaki aksimde gördüğüm şeyden hiç hoşlanmadım bu yüzden. Başka biri olup, yıllardır özlemini çektiğim bir sesi duymuş olmaktan ötürü mutluluğa boğulmayı tercih ederdim o telefon elimdeyken. Yahut daha başka biri olup, yıllardır içimde bir kötülük çiçeği gibi büyüttüğüm kinin muhatabıyla konuşmuş olmanın hıncını duymayı, zehrimi akıtmayı, öfke sellerine kapılmayı... Oysa hiçbirini yapamadım. Her şey olup bittikten sonra, ne yapacağını bilememenin verdiği tedirginlikle halının üzerinde büzülüp, ölmek üzere olan minik bir böcek gibi ikiye katlanmaktan fazlasını beceremedim. İçim boşalmış gibi, hiç bu kadar yorgun olmamıştım daha önce.
Acımak, başkalarının çektiği azaba bakıp, onların yasını tutarmış gibi yaparak kendi mutluluğuna şükretmektir çünkü. Acımak, kıl payı yırttığın mutsuzluğun diyetini uğursuz, cüretkar bir sadaka gibi dağıtmaktır. İşte bu sadaka, iki damla gözyaşı ya da kimsenin bir işine yaramayacak anlık bir yürek burkuntusu kadardır. Acıyan, kendini yüce duygulara malik, iyi yürekli bir insan olduğu yalanına inandırmaya çalışır. Halbuki bencil bir sahtekardan fazlası değildir. Pek tabii bununla yüzleşmeyi aklının köşesinden bile geçirmez. Acınmaktan nefret ederim. Peki ben kimseye acır mıyım? Ben de insanım. Benim de iyi hissetmeye, şükretmeye ve vicdanlı bir mahluk olduğumun rüyasını görmeye ihtiyaç duyduğum zamanlar oluyordur muhakkak. Bunun için günah çıkaracak değilim.
geceyi kanıtlayamazsın. gündüzün çocuğu olmaz, bir anı anlatmak kadar keyifli bir hüzün, paylaşılamaz. aşk, takdir edilemez, hiçbir şeyle arana mesafe koyamazsın, sevişirken terlemiyorsan, o insanı sevmiyorsun demektir. geceyi kanıtlayamazsın. geri çekilişin adını koyamazsın, bir bekar evinde yer sofrasında içilen şarabın, o önemli zaferin tadını asla hayatta bulamazsın. şiir, hayatı karşılamaz, şiir, hayattan nefret eder. şiir hayatı önemsemez; onarmaz, şiir, hayatın dışındadır, şiir, zekâ seviyesi yüksek bir vahşi hayvandır, kement vurulmuş hemcinslerini doruktan seyreder, geceyi kanıtlayamazsın. geceyi kanıtlamaya çalışırsan miden bulanır, kusarsın, aşk, bütün suçları üstlenmek demektir, şiir, bütün suçları üstlenir hayat, suçları reddeder, söz, belirsizdir, yazı kalır, hayat belirsizdir, şiir kalır, adam ölür, adamın canı çeker, ölür, adamın özlemi hep ölmektir, ölmek eylemidir, ölmek, komik bir şeydir. doğmak, kanıtlanamaz, doğumu kanıtlayamazsın. benim seni sevişimi kanıtlayamazsın. sevmek önadadır, kim tutarsa elinde kalır. müzik kesilir, bir çocuk oyununda olduğu gibi sevmek kimin elindeyse o yanar, oyundışı kalır, geri çekilişin adını koyamazsın, kalbinde kelepir bir aşkla kendine sığınılacak evler tutmak için sokak sokak dolaşırsın, geceyi kanıtlayamazsın. gece kanıtlanacak olursa gece oluşunu yitirir, geceyi kanıtlamana engel olurum, gece, belirsizdir, gece oluş, kalır, aksi sana bildirilinceye dek yalnızsındır. bunu kafana sok. yalnızsın, hatta yapayalnızsın, oyalanma, aldatma kendini.
Bir durgun sudayız, konuşsak da Kuş uçmuyor içimizdeki ormanda...
AKŞAMI KARŞILIYORUZ