olivia

Bir yıkıntı, rastlantı sonucu oluşmuş estetik bir nesnedir. Kuşkusuz, güzelleştirilmesi amaçlanmamıştır. Yıkıntı üretilmez, ona bakım yapılmaz. Yıkıntı aşağıya, yığına yönelmiştir. En güzel yanı çöküşe karşı ayakta kalan bölümüdür. İşte senin anın o ayakta kalan bölüm, bedeninse aşağıdaki yığın. Hayaletin belleğimde dimdik ayaktayken iskeletin toprağın içinde çürüyor.
Reklam
İstediğim zaman benimle konuşan bir kitapsın. Ölümün yazdı yaşamını. Beni üzgün değil, ağırbaşlı kılıyorsun. Yola gelmez hoppalığıma zarar veriyorsun. Aşır düşüncesizce davranıp da, nedendir bilmem, yüzün gözümün önüne gelince, çevremdeki insanlara önem vermeye başlıyorum yeniden. Birtakım şeylere değer verir oluyorum, pek huyum değildir oysa. Senir yerine, senin artık bilmediğin şeyden yararlanıyorum. Ölerek beni daha canlı kıldın.
Yaşamın bir varsayımdı. Yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır. İnsan onları düşününce, oldukları şey gelir gözünün önüne. Seni düşündüğümde olabileceğin şey geliyor. Sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın. İntihar yaşamındaki en önemli söz oldu ama meyvelerini toplayamayacaksın.
Sen çok seyrek haksız çıkardın, çünkü az konuşurdun. Az konuşurdun, çünkü dışarı az çıkardın. Çıktığında da dinler, bakardın. Artık hep haklı olacaksın, çünkü bir daha konuşamayacaksın. Doğrusunu söylemek gerekirse, benim gibi seni yaşatanlar, sorgulayanlar araaılığıyla hâlâ konuşuyorsun. Biz senin yanıtlarını duyuyoruz, onlardaki bilgeliğe hayran kalıyoruz. Ama olaylar öğütlerini haksız çıkardığında da, onları yanlış yorumladığımız için kendimizi suçluyoruz. Doğrular senin, yanlışlar bizim. Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Hiçbiri kalmayınca da öleceksin. Tabii kimileri seni sözleriyle çocuklarının belleğinde yaşatmazsa. Sözel bir kişi olarak kaç kusak yaşayacaksın acaba?
Dünya öyle güzel ki Sevişmek var ölmek var İç çekmeleri var şaraplarla Bir kadının oh demesi var içinden Koptuğu yerden başlamak Yaşamak için her şey
Reklam