Sen çok seyrek haksız çıkardın, çünkü az konuşurdun. Az konuşurdun, çünkü dışarı az çıkardın. Çıktığında da dinler, bakardın. Artık hep haklı olacaksın, çünkü bir daha konuşamayacaksın. Doğrusunu söylemek gerekirse, benim gibi seni yaşatanlar, sorgulayanlar araaılığıyla hâlâ konuşuyorsun. Biz senin yanıtlarını duyuyoruz, onlardaki bilgeliğe hayran kalıyoruz. Ama olaylar öğütlerini haksız çıkardığında da, onları yanlış yorumladığımız için kendimizi suçluyoruz. Doğrular senin, yanlışlar bizim. Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Hiçbiri kalmayınca da öleceksin. Tabii kimileri seni sözleriyle çocuklarının belleğinde yaşatmazsa. Sözel bir kişi olarak kaç kusak yaşayacaksın acaba?