Kitap özeti ve yorumudur SPOİLER!!
6/10
·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:00
Ruhun Yakayışı serisinin ilk kitabını açıkçası hiç sevmemiştim. Hatta okuduğumda birçok şeyi anlamadığımı bile söyleyebilirim. Buna rağmen seriye bir şans daha vermek istedim çünkü çok fazla sevilen ve önerilen bir seriydi. İkinci kitap, ilk kitaba göre kesinlikle daha iyiydi. Peki çok mu iyiydi? Hayır. Okunmasa da olur muydu? Bence evet. Ancak yine de ilk kitaptan daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Üstelik sadece konu açısından değil, yazarın yazım dili açısından da geliştiğini hissettim. Anlatım daha akıcıydı ve okuması ilk kitaba göre daha rahattı. İlk kitabın sonunda Santiago'nun zehirlenmesiyle olaylar yarım kalmıştı. Ivy, onu kimin zehirlediğini biliyor olmasına rağmen Santiago kitap boyunca onu asla dinlemiyor. Sürekli olarak kendisini açıklamaya çalışıyor, onu zehirleyen kişinin kendisi olmadığını ve olayın arkasında başka şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ancak Santiago hiçbir şekilde ona inanmıyor. Açıkçası bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Kitap boyunca Ivy sürekli kendini aklamaya çalışırken Santiago'nun hiçbir şeyi anlamaması bana oldukça mantıksız geldi. Güçlü, zeki ve her şeyi kontrol eden biri olarak anlatılan bir karakterin bu kadar kör olması zaman zaman sabrımı zorladı. Kitabın büyük bir kısmında çok fazla olay yaşandığını söyleyemem. Daha çok Santiago ve Ivy arasındaki konuşmaları, Ivy'nin kendisini savunma çabalarını ve Santiago'nun buna karşı direnmesini okuyoruz. Bu nedenle bazı bölümler bana oldukça uzun geldi. Ancak kitabın sonlarına doğru olaylar hareketlenmeye başlıyor. Ivy hamile kalıyor. Açıkçası kitap boyunca bunun için ne kadar uğraştıklarını gördüğümüz için bu gelişme çok da şaşırtıcı olmadı. Bu süreçte Santiago, Ivy'yi kaybetmeye başladığını fark ediyor ve yavaş yavaş ona karşı olan tavrını değiştirmeye başlıyor. Sürekli
Günahın SilinişiA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025198 okunma
6/10
·328 syf.··
2026 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:52
Selamlar. Benim beklentim aşırı yüksek olan bir seriye başladım. Ancak bu yükselme olayını yeniden bırakmam gerek. Malum bazen olmuyor. Maalesef bu kitapta da olmadı. Ben bir #mafiaromance fanatiği olduğum için zaten seri çıkar çıkmaz aldım. Lakin olmadı ya! Konusundan kısacası bahsedeyim. Tess'in annesi Yunan mayasının eski lideriyle evlenmeye karar verince Tess kendini hiç istemediği bir anda mafya dünyasının içinde buluyor. Üvey abisi Nikolas ise bu dünyanın yeni lideri. İlk karşılaştıkları andan itibaren Tess'in hayatını kontrolü altına almaya çalışıyor ve olaylar da böyle başlıyor. Nikolas baştan sona sevemediğim bir karakterdi. Asla konuşmayan ama her seferinde benim dediğim olsun diyen bir öküz. Tess desen güçlü olmaya çalışan asla olmayan bir karakter. Kitaba başlarken beklentim çok yüksekti demiştim çünkü Neva Altaj sevenlerin bu seriyi de çok sevdiğini görmüştüm. Maalesef benim için beklentimi hiçbir şekilde karşılamadı. Hani kitabı nereden tutsam elimde kaldı. Nikolas 36 yaşında koskoca adamsın ya! Bazı davranışları bana fazlasıyla olgunluktan uzak çocuksu geldi. Sürekli Tess'e çıkışması, bağırması ve gereksiz yere öfkelenmesi bir noktadan sonra sinirimi bozdu. Dedim ya baştan sona öküzdü. İlerleyen bölümlerde biraz toparlasa da gözümde yeterli kalmadı. Tess'i de çok sevdiğimi söyleyemem. Geçmişinde yaşadıkları yüzünden zor zamanlar geçiriyordu ve bazı sahnelerde ona gerçekten üzüldüm. Tamam ama Nikolas'ın her yaptığına çok kolay boyun eğmesi beni rahatsız etti. Daha güçlü ve dik duran bir karakter okumayı isterdim. Dedim ya güçlü durmaya çalışıyordu sadece. Yine de Nikolas'ın Tess'in yaşadıklarını öğrendiği sahneleri okumaktan keyif aldım. Neyseki kitapta tutulduğum bir yer oldu. Unutmadan kitap oldukça hızlı ilerliyordu. Unutmadan kitapta yetişkin
1000Kitap
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202645 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·178 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:15
Babamın büyükdedesi ve köyümüzden birçok kişi Sarıkamış'ta şehit olmuş. Savaşa gidip geri dönebilen 2 kişi olmuş ve biri ruslarda esir kaldıktan yıllar sonra dönebilmiş. Döndüğünde o kadar değişmiş ki karısı ve çocukları adamı tanıyamamış. Bu hikayeyi ve nicelerini dinleyerek büyüdüm ben. Dolayısıyla doğu cephesi ile alakalı bir şeyler okuduğum zaman hemen "acaba bizim dede de bu zamanlarda bu söz konusu yerlerde miydi?" Diye düşünürüm. Bu kitap da bende benzer bir etki bıraktı. Eserin hem akademik açıdan bir kaynak olarak kıymetli olduğunu düşünüyorum, hem de insan psikolojisinin savaşı nasıl algıladığı ile alakalı bir örnek olduğuna inanıyorum. İnsanın dışarıdaki savaş sırasında dahi nefsi ile yaman bir başka savaş vermesi gerekmekte. Acının, hırsın, kaybın ve hatanın hepsi insanlar için ve özellikle yönetici grubunun asları olan insanların hayatları üzerinde ne kadar etkileri olduğunu görmek gerçekten dehşet verici. Kitabın en kötü özelliği sadece bir tane defter olmasıydı. Keşke Teğmen'e bundan sonra ne olduğunu bilebilseydik. Belki bir başka çatışmada şehit oldu, belki evine döndü, belki de savaştan sonra dönecek evi kalmadı. Belki bir sürü defteri vardı savaş zamanında tuttuğu ve öldükten sonra orada burada heba olup kayboldu ve bize sadece bu defter kaldı. Belki de zaten sadece bu defteri yazabildi, gerisini yazacak hiç vakti olmadı. Her halükârda kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. O günlerde yaptıkları fedakârlıklar olmasa bugün burada rahatça yaşamamız mümkün olmazdı. İmkansızları zorlayarak mümkün kılan ve bizim bugünlere gelebilmemiz için canını ve cananını ortaya koyan bütün şehit ve gazilerin gurur duyacağı ve razı olacağı bir ülke ve toplum haline gelmek Allah'tan niyazımdır.
Bir Teğmenin Doğu Cephesi Günlüğüİ. Bahtiyar İstekli · İş Bankası Kültür Yayınları · 200917 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Spoiler içerir Detaycı bir yorumcu olmak isterdim ama ne yazık ki not bile almıyorum ya da altını bile çizdiğim yerler olmuyor unutmaya mahkumum buraya da ne okuduğumu yazmıyorum oohhh neyse ikinci kitap çıkmasa da olur ki ben tatmin oldum Danny ve Wendy yeni bir hayata başlıyor oh mis sağ olsun dick abimiz de imdatlarına koştu sonra pederin de önce ruhu sonra bedeni rahmetli oldu oteldir perili köşktür ya bunlar biz Türkleri imkanı yok korkutmaz biraz ürpertir o da benim gibi gerilim müziği açıp evde kimse yokken gece okuması yaparsa ki öyle bile çok bi korku olmadı (bazı geceler saçma ürkünç rüyalar görmem hariç). Ne bekliyordum emin değilim ama fena değildi işte korku kültürümüz bambaşka adamı öve öve bitiremiyorlar diye şans verdik ama Allah var yazım dili süper başta alışmakta güçlük çektim ama güzeldi akıcıydı birkaç kitabını daha okurum ilerde. Şimdilik bu kadar bide ne kadar çabuk bitirmişim ay helal.
MedyumStephen King · Altın Kitaplar · 20217,7bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 105. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Levni Hakan Şahin’in “Sen Hiç Merak Etme” kitabı, 2025 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü aldı. Öykü yazan ya da atölyelere devam eden biri olarak, ödül alan yazarları özellikle okumaya çalışıyorum. Çünkü ister istemez insan, “Neyi farklı yapmış?”, “Hangi teknikleri kullanmış?”, “Öyküler nasıl açılıyor, nasıl bitiyor?” gibi soruların peşine düşüyor. Bu okumalar hem öğretici oluyor hem de insanı kendi yazdıklarıyla kıyaslamaya itiyor. Ben de bu merakla kitabı aldım. Öncelikle editoryal anlamda çok temiz bir kitap olduğunu söylemeliyim. Farklı yayınevlerinden çıkan pek çok ilk kitapta akıcılığı bozan tekrarlar, gereksiz uzatılmış paragraflar ya da aynı duyguyu defalarca anlatan bölümlerle karşılaşmıştım. Bu kitapta ise böyle bir sorun hissetmedim. Dili özenle işlenmiş, üzerinde ciddi emek verilmiş. Bu yönüyle yazarı ve editörünü gönülden tebrik ederim. Kitap on öyküden oluşan ince bir çalışma. Öyküler daha çok gündelik hayatın içinden, sanki yazarın hafızasında yer etmiş anıların edebî bir dille yeniden kurulmuş hâli gibi geldi bana. Çoğunluğu olay öyküsü niteliğinde; bir iki tanesi ise bilinç akışına yaklaşan anlatılar. Buna rağmen, okuduktan sonra zihnimde uzun süre kalan ya da “İşte bu!” dedirten bir öykü maalesef olmadı. Özellikle sonlar beni çok tatmin etmedi. Elbette bu tamamen benim okuma zevkimle ilgili. Sonuçta ödül almış, güçlü jürilerden geçmiş bir kitaptan bahsediyoruz. Ben sadece bir okur olarak bende bıraktığı izlenimi paylaşıyorum. Genel olarak baktığımda, çok temiz yazılmış, iyi çalışılmış ve teknik açıdan başarılı bulduğum bir ilk kitap okudum. Benim beklentim ise biraz daha zihnimde iz bırakacak, okuduktan sonra dönüp tekrar düşündürecek öykülerdi.
Sen Hiç Merak EtmeLevni Hakan Şahin · Varlık Yayınları · 202510 okunma
6/10
·272 syf.··
2026 39. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:50
Alex Schulman’la ilk kez bu kitapta tanıştım ama ne yazık ki benim için çok etkileyici bir okuma olmadı. Yazarın dili sade, akıcı ve anlaşılır; bu açıdan okuması zor bir kitap değil. Olaylar zaman zaman karışık ilerledi ve aynı noktaların tekrar tekrar anlatılması okuma keyfimi düşürdü. Kurgunun merkezindeki travma ve yüzleşme teması birçok okuru etkilemiş olsa da bende aynı etkiyi bırakmadı. Finalde büyük bir kırılma beklerken, anlatılan olay bana çok çarpıcı gelmedi. Bu yüzden duygusal ağırlığını tam hissedemedim. Açıkçası kitabı severek değil, bitirmek için okudum; biraz daha uzasa yarım bırakabilirdim. Benim için ortalama bir kitaptı ve maalesef yazarla devam etme isteği uyandırmadı. 17 Haziran
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,059 okunma