Puan vermedi
"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var" dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?" "Ölüme gidilmez. Ölüm sana gelir."
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 2. kitabı
Hekate’nin sadece büyü ve ayla ilişkili bir tanrıça olmadığını aynı zamanda bereketi, yolculuğu(dolayısıyla ilerlemeyi), yaşamı ve ölümü yani hayat döngüsünü sembol eden bir tanrıça olduğunu öğrenmemi sağladı. Kitap gerek Hekate’nin anlamı gerekse Hekate inanışının tarihi gelişimiyle Hekate ibadethaneleri olsun pek çok konuda gayet güzel ve ilgi çekici bilgilerle dolu. Yazar Hekate’nin tarihinden bahsederken kadın olmanın dolayısıyla kanında bir parça Hekate taşımanın ve tanrıça da olsan erkek egemen sistemin yeterliliklerine sahip değilsen kötülükle bağdaştırılacak olmanın ne demek olduğunu gayet güzel bir biçimde açıklamış. Kadın karanlık değildir ayda ya da yok kavşaklarında olduğu gibi üçlü yaşam-ölüm-yaşam döngüsünü bünyesinde taşıyan, hiçbir sınırı ve kısıtlaması olmayan yaşatıcı varlıktır, bu yaşatma sadece gebeliği kapsamaz kadının sahip olduğu yaratıcı zeka bu döngünün bir ürünüdür.
Hekate: Bize Ne Mesaj Veriyor?Özlem Ertan · Destek Yayınları · 202381 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·325 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:38
Kitapta bana en çok dokunan şey, 'akıllı olursam beni severler' düşüncesi. Acaba kaç çocuk böyle düşündü bu zamana kadar diye sorgulayıp üzüldüm gerçekten. Akıllı olsan da dert, olmasan da dert bu dünyada. Kitap bunu o kadar güzel anlatmış ki, bir de tabi kimsenin 'özüne' bakmadığını. Kitabın ana karakteri Charlie, düşük IQ ile doğan bir çocuk. Bilim adamları da bu zeka seviyesini arttıracak bir yöntem bulurlar. İlk önce Algernon adlı farede denenir ve başarıya ulaşır. Charlie de düşük seviyesine rağmen okuma yazmayı az çok bilen, kendi başına hareket edebilen biri olduğu için, mükemmel bir adaydır ve deneyi kabul eder. Deneyden sonra bütün her şeyi not alır. Kitabı okurken yazım yanlışları görünce şaşırmayın,okudukça anlayacaksınız nedenini. Düşük zekalı olduğu zaman yaşananları, zekası artmaya başladıkça daha iyi anlar. Geçmişte ailesiyle yaşadıklarını sorgulamaya başlar. Hayali zeki olup annesinin karşısına çıkmak çünkü sürekli annesiyle bu konuda sorun yaşamıştır. Zeki olunca daha çok arkadaşı olacağını zanneder, küçükken hep dışlanıp, dalga geçilmiştir çünkü. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmez, hatta zekası arttıkça insanlar ondan uzaklaşır, onu kıskanır ve yine yalnız kalır. Her şey çok güzel giderken Algernon da yanlış bir şeyler olmaya başlar, Charlie de bunun kendisine de olacağını fark eder ve önlemek için çalışmalar yapmaya başlar. Ne yaparsanız yapın insanlar bir şekilde sizi hor görmeyi başaracak. Okurken hem üzüldüm hem çok sinirlendim. Özel eğitimde de çalışmış biri olarak, gerçekten hepsi çok özel bireyler ve herkesi insan olarak görüp, içlerine bakarsak çok şey başarırız diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye okuyun,okutun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Yalnızlığın Sessiz Yüzü
Puan vermedi·203 syf.··
2026 2. kitabı
Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm kitabını okurken beni en çok etkileyen şey ölüm değil, yalnızlık oldu. Kitap boyunca karakterlerin taşıdığı yükleri okurken kendi hayatımdan parçalar buldum. Bazı kitaplar size bir hikâye anlatır, bazıları ise farkında olmadan sizi kendi geçmişinizle baş başa bırakır. Bu kitap benim için ikinci türdendi. Uzun yıllar boyunca etrafımda çok fazla insan vardı. Dost sandığım, beraber güldüğüm, beraber vakit geçirdiğim insanlar… Fakat zaman geçtikçe kalabalıkların insanı yalnızlıktan korumadığını anladım. İnsan bazen en büyük yalnızlığı, yanında olduğunu düşündüğü insanların aslında çoktan gitmiş olduğunu fark ettiğinde yaşıyor. Kitaptaki karakterlerin geçmişleriyle hesaplaşma biçimi bana kendi hayatımı düşündürdü. Bazen insan bazı şeyleri geride bırakmak zorunda kalıyor. Fakat geride bırakılan şey sadece kötü alışkanlıklar veya hatalar olmuyor; beraberinde insanlar da gidiyor. Sonra dönüp baktığında doğru olanı yapmış olsan bile kendini sessiz bir boşluğun içinde bulabiliyorsun. Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm bana kaybetmenin sadece ölümle ilgili olmadığını hatırlattı. Bazen insan yıllarını kaybediyor, bazen dostluklarını, bazen de kendisinin eski bir parçasını. Bunun acısı da en az bir ölüm kadar ağır olabiliyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey hüzün değil, mücadeleydi. Çünkü hayat bazen insanı her şeyini yeniden kurmak zorunda bırakıyor. O noktada yanında çok kişi olmuyor. Ama yine de devam etmek gerekiyor. Bu yüzden kitap benim için bir ölüm hikâyesinden çok, geçmişini geride bırakırken yalnız kalan insanların hikâyesiydi. Belki de bu yüzden kitap bittikten sonra karakterleri değil, kendi hayatımda kaybettiklerimi düşündüm. Ve bazen yalnızlığın, yanlış yolda olmanın değil; uzun bir mücadeleden sonra doğru yerde tek başına kalmanın
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
O, güzeller güzeli Perihan'ın kara kuru kızı Peri. İsmine yakışacak bir Peri Masalı mevcut değil bu eserde. Çünkü Perihan'ın güzelliğinden nasibini alamadığı ve annesine göre halası Nazlı'ya benzeyen Peri, yıllarca annesinin gözüne girmek için çırpınıp durur. Ancak ne yaparsa yapsın Perihan için Peri, görmek istemediği bir manzara gibidir. Dağ gibi yakışılıklı esmer kocasının ve kendi güzelliğinin birleşimi bembeyaz tenli güzeller güzeli bebeğini esmer tenli olarak gördüğü ilk andan itibaren Peri'nin masalı çoktan siyahlara boyanmıştı. "Adım gibi eminim ki çirkin olmak yoktur. Çirkin hissetmek vardır.Sen istediğin kadar güzel ol. O hissi içinde taşıyorsan başkalarının sana güzel demesi farketmez." Peri ise çocukluğundan beri annesi gibi güzel olamadığının farkında, sevgiye muhtaç, annesinin gönlünü hoş etmek için elinden geleni yapmaya çalışarak büyürken annesi titiz diye evini tertemiz tutmak, annesinden bir güzel söz duymak için her şeyini vermeye hazır günleri ve yılları geçirirken sığındığı tek şey renklerin gizemidir. Resim yapmak onun dünyasının en önemli parçasıyken yeteneği ilk önce ilkokul hocası tarafından fark ediliyor. Resim yaparak yaşama kendince tutunmaya çalışırken hayatının yolunda olmadığını anlaması ise yıllar sonra resim öğretmenine yaşadıklarını anlatması başlayacaktır. Bu adımı yirmi yedi yaşına girdiğinde kendisinin hazırladığı "Çirkin Kadınlar için Hayatta Kalma Rehberi" ile bambaşka bir sürece doğru evrilirken kendi ruhu ve bedenini yeniden keşfedecektir. "Bir patron ne kadar yetenekli olursa olsun iyi bir ekip kurmazsa şirketi batırır. Yaşamak da aynen öyle bir ekip işidir. Ekibini iyi kurarsan iyi yaşarsın, kuramazsan yaşamayı ne kadar iyi bildiğinin bir önemi yok." Peri'nin iyileşme yolculuğunu Ceren Ceran'ın mizahı yüksek kalemi ile
Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma RehberiCeren Ceran · Masa Kitap · 2024498 okunma
Şimdi tam da "Ah!" çekme vakti...
Puan vermedi·76 syf.··
2026 12. kitabı
Ah benim nergis kokulu cehaletim... Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda Anlamak isterdin kendini durmadan Bir bardağa bile olsa. Ne diyecektim, ne söyleyecektin Şairlerin şahı olsan, Bir AH'dan başka. Ah benim nergis kokulu cehaletim Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin. Ah! En sevdiğim kadın şairlerden biridir kendisi. Varlığıyla bile bize büyük şeyler katan bu kadını hürmetle anmak gerek. Ne güzelde dizelere dökmüş şairlerin şahı bile olsan anlatamayacağın şeyler olduğunu... Mekanı cennet olsun inşallah.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma