"Ankara benim gençliğim, serseriliğim, özgürlüğümdür. Bir daha asla öyle olamayacak olandır. Tüm dostluklarımdır. Hepsinin yasını tutacağım ömür boyu çünkü hiçbirini bir daha görmek istemiyorum."
"Kalplerinin en ürkek yerlerinden doğurdukları çocukları yapboz sanıyorlar. Bir yapıyorlar, bir bozuyorlar. Kendi gençlikleri harcandı diye gençlikleri harcıyorlar. Gençleri her şeyi onlardan iyi bildiklerine inandırıyorlar."
"'Yemekte ne istersin?' diye sorduğunda 'Fark etmez.' yanıtını almaktan, kirlileri çamaşır sepetine atmasını rica etmekten yorulmuştu. Kirliler, yıllar geçtikte birbirinden iyice uzaklaşan öykülerin yazılmamış cümleleri gibi bir türlü bir araya gelip çamaşır sepetine girmemişlerdi. Ne annem öyküler yazabilmişti babama ne de babam ona şiirler. Kirliler evin her yerindeydiler. Annemin kalbi de, vücudu da, evi de babamla geçen yıllar içinde toplanamaz biçimde dağılmıştı."