olthriel

Semerkant
Puan vermedi·318 syf.··
2023 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 23:56
Kitabı okuduktan sonra bu uygulamadaki incelemelere göz attım ve çoğu kişi tarihi yanlışlarla dolu olduğunu yazmış. O yüzden buraya bir not düşmek istedim. Kurmaca metinleri sanki tarih kitabıymış ve içinde barındırdığı bilgileri doğru olmak zorundaymış gibi okumamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü adı üstünde kurmaca eser. Kitabı kurmaca olduğu gerçeğiyle beraber okudum. Üç büyük tarihi şahsiyet hakkında yazılanlarda gerçeklik aramadım( her ne kadar gerçek olaylara da değinse) benim için gayet keyifliydi. Olaylar arasında Hayyam'ın dörtlükleriyle karşılaşmak güzeldi. Kitabın Ömer Hayyam'ın karakterini iyi yansıttığını düşünüyorum. Zira en karışık anlarda bile dünyaya dair endişeleri olmaması yıldızlarına ve şarabına sığınması tam Hayyam'a uygun bir davranış. Son olarak Ömer Hayyam'ın kendisinden söz ettiği bir rubaisini yazmak istedim. "Şu alacalı bulacalı yeryüzünde bir adam dolaşır, ne zengin ne yoksul, ne mümin ne kafir, yaltaklanmaz hiçbir hakikate, saygısı yok hiçbir kanuna… Şu alacalı bulacalı yeryüzünde yeryüzünde, bu yiğit ve hüzünlü adam kim ola?"
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
olthriel
çok güzel yazmışsın
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

olthriel

, bir kitap okudu
7/10
·144 syf.·
2023 12. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
8.3/10 · 18bin okunma
olthriel
çok eğlendim okurken, keşke Hüseyin Rahmi'den soru gelseydi yksde...

olthriel

, bir kitabı yarım bıraktı
Albert Camus
7.9/10 · 24,6bin okunma
olthriel
covidi yaşamış olmasak bu kitabi daha kolay okuyabilirdim 😩
Venedik'te Ölüm Hakkında
4/10
·104 syf.··
2023 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2023 15:15
Thomas Mann'ın Nobel Ödüllü kitabı. Kısa ama öz bir kitap. 100 sayfalık olmasına rağmen ağır, okuması zor bir kitap. Çünkü betimlemeler ve tasvirlerle dolu. Sayfa sayfa betimlemeler, bu kadar kısa bir kitabı bile okumasını zorlaştırıyor. Gerçi Venedik'i çok güzel anlatmış, kitapta sevdiğim tek bölümdü. Bazı incelemelerde mitolojik bir kitap olunduğu yazılmış ancak değil. Sadece baş karakterimiz sevdiği kişiyi Yunan Tanrılarına benzettiği birkaç kısa bölüm var. Bunların dışında kitabın içeriğine girersek baş karakterimiz sanatçı Gustav'ın psikolojisi ile başlıyoruz . Hayata karşı duyduğu bıkkınlık, bunalım... Tipik postmodern yazar örneklerinden biri. Thomas Mann, Gustav'ı kendisinin de çok sevdiği bir yazar olan Goethe'ye benzeterek yazmış. Ve tabii hayat hakkında kendi görüşlerini de Gustav'ı kullanarak anlatmış. Bunlardan bazılarını şu şekilde anlatıyor: Mesela sanat hakkında benim de katıldığım şekilde; sanatın doğal olması gerektiğini, burjuva ve zenginlerin eğlenmesi için değil, her tabakadan insana hitap etmesi gerektiğini savunuyor. Gençlik hakkında; tutkuya aşık gençlerin, problemlerden hoşlandığını söylüyor. Ama sadece gençlik olarak değil genel olarak insanların bir şeye karşı duyduğu fazla tutku ona zarar verir. Ki bunu Tadzio'da görüyoruz. Aşk hakkında; aşkın eksik tanımanın bir sonucu olduğunu söylüyor, hakkında bir yargıda bulunamadığın müddetçe insanın insanı sevebileceğini söylüyor ama bence tam tersi, bir insan başka bir insanı tam yargıda bulunduğu zaman sever veya tanıdıkça, alıştıkça sevgisi büyür. Aşkın ızdırabının aşkı büyüteceğini söylüyor ki genel olarak kitapta anlattığı da bu. Bütün bu iyi tanımlamalara rağmen kitabı sevmememin ve okurken rahatsız olmamın sebebi ise Gustav'ın, 14 yaşındaki bir çocuğa platonik aşk beslemesi. Veya kendisine
Duygu ve Düşünce
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,672 okunma
olthriel
harika anlatmışsın <33