olthriel

olthriel
@olthriel
33 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
"Tecavüz, kültürümüzde o kadar yaygın ki buna salgın desek yeridir. Neredeyse her beş kadından birini (ve yetmiş bir erkekten birini) doğrudan, tehdit unsuru olaraksa bütün kadınları etkileyen, her yere sirayet ederek nasıl yaşadığımızı, nasıl düşündüğümüzü, hayatlarımızın önemli bir bölümünde ne şekilde hareket ettiğimizi belirleyen bir şey salgın değil de nedir? Kadınların asılsız bir şekilde, sırf bir erkeğe çamur atmak için tecavüze uğradığını iddia ettiği durumlar aşırı derecede nadir. En güvenilir araştırmalara göre, tecavüz ihbarlarının yaklaşık %2'si asılsız çıkıyor, yani % 98'i gerçek."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Yıllar boyunca feminizmin yalnızca kadınlara düşen bir iş olduğu sanılmıştı, oysa nasıl ki beyaz olmayanlar, beyazların katılımı olmadan ırkçılığın üstesinden gelemezse, kadınlar da erkeklerin katılımı olmadan cinsiyetçiliği ortadan kaldıramaz."
Feminizm
"Bilhassa Twitter tecavüz ve ölüm tehditleriyle dolu geniş kapsamlı girişimlere müsamaha gösterdi; hem sessizliği kırmak hem de tehdit ve sindirme yoluyla sessizliği dayatmak için yeni bir platforma dönüştü. Medya eleştirmeni Jennifer Pozner, Siyah oyuncu Leslie Jones taciz edilip aşağılanarak Twitter'ı terk etmeye mecbur bırakıldıktan sonra şu yorumda bulundu: "Sanal taciz, sokaktaki tacizin düşünsel muadili oldu... Kadınlara polislik yapma, kamusal alana girdikleri için onları cezalandırma çabası bu. Erkeklerin, 'Benim oyun alanımdan çık' deme şekli."
"Hayatımın en sarsıcı keşfi, dışarı adım attığım andan itibaren yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı hakkına gerçekten sahip olmadığımı; dünyanın benden nefret edermiş gibi görünen ve sadece cinsiyetim nedeniyle bana zarar vermek isteyen yabancılarla dolu olduğunu; cinselliğin şiddete dönüşmesinin kolaylığını ve benden başka hemen hemen kimsenin bu meseleyi özel sayılamayacak kamusal bir sorun gibi görmediğini anlamamdı."
"Duygudaşlık, başka insanları kendi gözümüzde gerçek kılabilmek için, başkalarının halini anlayabilmek, paylaşabilmek, böylelikle içimizi genişletebilmek ve açabilmek için kendimize sunduğumuz bir anlatıdır. Duygudaşlık yoksunluğu, kendinizin veya insanlığınızın bir parçasını kapattığınız ya da öldürdüğünüz, kendinizi bir tür kırılganlıktan koruduğunuz anlamına gelir. Susturmak yahut da duymayı reddetmek, başka insanların insanlığını ve bizimle karşılıklı bağını tanıyan toplumsal sözleşmenin ihlalidir."