- Kavanozlardaki bilgiler müthişti. Elmas madeni aslında bir to-
hum madeniydi. Genleri ile oynanmadan Anadolu köy köy, kasaba,
kasaba, ilçe ilçe dolaşılmış Ayşe Teyzenin, Hüseyin Dedenin elleri
öpülmüş üç, beş, on nesil boyunca ailesine ait tohum alınarak “To-
hum Bankası” oluşturulmuştu. Müthişti.
Sessizlik. Seyirciler susmuş son cevabı bekliyor.
Çılgın adam düşünceli, elinde tuttuğu kavanozun içindeki şey,
altın, elmas, petrol madenlerinden daha değerli olduğunu, sadece
kendisinin anlamasına hüzünlü, ama öğrensinler istiyor, yaşamın
sürekliliğinin sağlanabilmesi gerekli olduğunu diğer insanlarından
zihinlerinden çıkmaması için beyinlerine kazıyabilmek için bağı-
rıyor, kulaklardan, beyne gidecek bilgiyi daha iyi anlayabilmeleri
için avazı çıktığı kadar bağırıyor.
Sonra.
- TOHUM.
Anadolu’ya ait elmasları toplama fikri beni çok heyecanlandır-
dı. Vahdet BİLİR ve sizlerle gurur duydum. Evraklardan anladığım
kadarı ile Vahdet Hoca’nın bunları depoladığı yer ile ilgili sizlerin
bilgisi yok. Bu dosyadaki kâğıtlarda yer ile ilgili bilgiler de var.
Lütfen bu konu ile ilgili ve dosyayı sizlere ulaştırabilmem için be-
nimle irtibata geçin. Telefonum ve adresimi yazıyorum. Lütfen siz-
lerle tanışmak istiyorum.
Ahşap bir kutunun içinde gün yüzüne çıkan hazineler.
Şifalı bitkiler kitapları.
İlk kitabın ilk sayfasına yazılan Osmanlıca yazılmış o tek cümle.
“Hazine Sağlıkta Saklı.”
Ankara’nın tarihi Ulus semtinde yaşamın koşuşturmasından dolayı farkına varılamayan tarihi mekânlarında adım adım hazineye ulaşma umudu ile yapılan macera dolu bir yolculuk.
Şifacıdan şifalı bitkiler, hikâyeciden hikâyeler, tarih, aşk ve hazineye ulaşmaya çalışan kahramanlarımızın serüven dolu hikâyesi.
Ayşe ürkek birkaç adım attı kapıya doğru. Yerdeki beton
parçaları ayaklarının altında ezildikçe büyük deponun duvarlarında
yankılanıyordu. Sanki bir dev yürüyordu.