ÖMER CAN KOÇ

doğal dünyanın çarpıcı özelliklerinden biri canlıların savurganlıklaridir. Hayvanlar genellikle çok sayıda yavru dünyaya getirirken, bitkilerde büyük miktarlarda tohum üretir.Ancak dünyada bunca yavru besleyecek kadar çok gıda yoktur .Bu yüzden canlıların çoğu kaçınılmaz olarak açlıktan ölür .Darwin burada şu kilit noktaya fark etmişti. Üreyecek kadar hayatta kalmayı başarabilen canlılar bulundukları çevrede yaşamlarını sürdürebilmek için en uygun niteliklere sahip olanlardır. Ve bu nitelikler bir sonraki kuşağa aktarılır. Zaman içinde bu nitelikler nüfus içinde artarken sağkalım avantajı sağlamayan özellikler için azalır. Yapbozun eksik parçasını bulmuştu ,doğal seçilim yoluyla Evrim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güney Amerika'nın batı kayısının 1000 kilometre kadar açıklarında bulunan Galapagos takım adalarındaki ispinozların gagaları her adada farklı biçimde idi ,ama her durumda gagalar bölgedeki yemişlerden yararlanmalarını olanak tanıyacak kusursuz biçimi almıştı , Bazı adalarda büyük fıstıkları kırıp açmaya yarayan kısa ve küt gagalar, bazi adalarda ise daha kolay açılan tohumlar için uzun gagalar. Darwin bunu gözlemlemişti.
İçeri çektiğimiz hava derinlere akciğerlerimizin içine kadar ulaşır. Akciğerlerin iç kısmının en küçük ölçekte yapısı dallanan bir ağaç gibidir. Alveol adı verilen bu dallar ince kan damarları gibi yan yana uzanır ve oksijen molekülleri alveollerden alyuvarlara geçer.Alveollerin bu ağaca benzer yapısı oksijen aktarımının gerçekleşebileceği alanı arttırarak kan dolaşımına katılan oksijen miktarını en üst düzeye çıkarır."Bir insanın akciğerinin toplam yüzey alanı, inanılmaz biçimde bir tenis kortunun alanı kadardır."
Soluduğumuz havanın yaklaşık yüzde yirmisi oksijenden oluşur.Bunun da ancak dörtte birini kullanırız. Dolayısıyla dışarı verdiğimiz havada hala %15 kadar oksijen vardır. Bilincini yitirmiş bir insanı ağızdan ağıza uapay solunumla kendine getirebilmemiz bu % 20'lik oksijen sayesinde olur.
İnsan Mikrobiyom Projesi vücudunuzda yaklaşık 100 milyondan fazla yabancı hücrr olduğunu göstermiştir. Yani gerçek anlamıyla size ait olan hücrelerin 40 katı. Yalnızca %2 ,5 insandır. Hatta derinizin her 1 santimetrekaresi yaklaşık 5 milyon bakterinin evidir. En yoğun bölgeler ise kulaklarınız, enseni, burun kenarlarınıniz ve göbek deliğinizdir. Bunca yabancı bakterinin ne yaptıysa sır. Örneğin insan mikrobiyom projesinin ortaya çıkardığına göre burnumuzdaki türlerin yüzde 77'sinin işlevleri hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.