ÖMER CAN KOÇ'un Kapak Resmi

Modern insanlar tatlıyı neden bu kadar seviyor dersiniz? 21. yüzyılın başında insanlar hayatta kalmak için çikolata ve dondurmayla beslenmek zorunda değildi ancak Taş Devri’ndeki atalarımızın tatlı bir meyve ya da bal bulduklarında yapmaları gereken en akıllıca şey yiyebildikleri kadar çok tatlı yemekti. Neden gençler dikkatsiz araç kullanır, kavgaya karışır ya da internette gizli bilgileri hacklemeye çalışırlar? Çünkü bugün manasız hatta yararsız görünen tüm bu arkaik genetik kararlar 70 bin yıl önce evrimsel olarak çok gerekliydi. Bir mamutun peşinde hayatını tehlikeye atarak korkusuzca koşabilen genç bir avcı, tüm rakiplerini eleyerek yöredeki güzelin gönlünü çalabilirdi; şimdiyse elimizde sadece bu maço genler kaldı.

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi, Yuval Noah Harari

Öncelikle kimse bu gidişatı nasıl durduracağını bilmiyor.Bazı uzmanlar yapay zeka, nanoteknoloji ya da genetik gibi tek bir alandaki gelişmelere hakim ama kimse her konuda uzman değil. Bu yüzden tüm noktaları birleştirerek resmin tamamını görebilme yetisine sahip kimse yok. Farklı alanlar biribirlerini öyle karmaşık şekillerde etkiliyorlar ki, en iyi beyinler bile yapay zeka gibi bir alandaki gelişmelerin nanoteknolojiyi nasıl etkileyeceğini ya da tam aksi bir durumun neye yol açabileceğini öngöremiyor.

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi, Yuval Noah Harari

Yürümek için baston ne ise düşünce için kalem de odur. fakat nasıl ki insan en kolay bastonsuzken yürürse, en kusursuz biçimde de elinde kalem yokken düşünür. insan ancak yaşlanmaya başladığında bir baston kullanmayı ister, (baston artık onun için bir yük değil, bir yardımcıdır) kalem de böyledir. Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer (Sayfa 88 - Say)

Düşünmek mi okumak mı?
“Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder, okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir.
Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi bir parça rahatlatır, fakat okurken zihnimiz aslında başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey değildir; ve sonunda onlar bizden ayrılır, geriye kalan nedir? Ve dolayısıyla öyle olur ki çok fazla-yani neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin, eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder. Tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan pek farklı değildir: Okumak onları ahmaklaştırır.” Schopenhauer

İçeriği önceden belirlenmiş hazır bir bilinçle doğmayız. Hayatın akışında insanları incitir ve inciniriz; biz şefkat gösterdikçe karşımızdakiler de bize aynı sevgiyi gösterir ve şefkat duyarlar. Eğer dikkatimizi verirsek ahlâki hassasiyetlerimiz gelişir ve bu deneyimler neyin iyi ve doğru olduğuna karar vermemizi sağlar, aslında gerçekte kim olduğumuza dair gerekli etik bilgilerin kaynağı haline gelir.

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi, Yuval Noah Harari

Bazı insanlar devasa volkanik patlamalar ya da çarpışan asteroitler karşısında bugün hala tehlike altında olduğumuzu düşünüyor. Hollywood yapımcıları bu endişeler yüzünden milyarlar kazandı. Ama gerçekte bu ihtimaller oldukça düşüktür. Kitle ölümleri milyonlarca yılda bir görülür. Büyük bir asteroitin önümüzdeki 100 milyon yıl içinde gezegenimize çarpacak doğru ama bunun önümüzdeki salı gerçekleşmesi yok denecek kadar düşük bir ihtimal. Asteroitlerden korkmak yerine kendimizden korkmalıyız.

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi, Yuval Noah Harari

ÖMER CAN KOÇ tekrar paylaştı. 11 May 10:19
Şule, bir alıntı ekledi.
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Kabayız, seviyesiziz ve cahiliz ve bu hususta hiç okuma yazma bilmeyen hemşerilerimin cahilliğiyle, yalnızca çocuklar ve güçsüz zihinler için yazılmış olan kitapları okumayı öğrenmiş olanların cahilliği arasında hiçbir ayrım yapmadığımı itiraf etmek istiyorum."

Walden, Henry David Thoreau (Sayfa 130)Walden, Henry David Thoreau (Sayfa 130)

İçimizdeki Evren Kitabı; NEİL TUROK
Karl Marx'ın mezar taşında şu ünlü söze rastlarız Filozoflar çeşitli şekillerde dünyayı yorumlamakla yetindiler, ancak önemli olan onu değiştirmektir. Gandhi'ye atfedilen bir söze dayanarak ben de şunu söylüyorum.''Ancak önemli olan değişim olmaktır.''

ÖMER CAN KOÇ, bir alıntı ekledi.
03 May 09:49

Var olan teknolojilerin ve doğal kaynakların sonuna yaklaşıyoruz. İyimserlik duygumuzu kaybetme riski taşıyoruz. Gezegenimizin yönetimi için daha akıllı yöntemler bulabilir miyiz?. Bize parlak bir gelecek sunan buluşlar yapabilir miyiz? Kimiz ki biz? Rastlantısal mutasyonun ve doğal seçilimin yavaş yavaş miadını dolduran bir sonucu mu, yoksa yaşamı bambaşka bir seviyeye taşıyacak bir evrimsel aşamayı başlatacak olanlar mı?

Sonsuz Evren, Neil Turok (Sayfa 13 - içimizdeki evren kitabı)Sonsuz Evren, Neil Turok (Sayfa 13 - içimizdeki evren kitabı)

“Herkes gibi yaşamak ve düşünmek istemiyorum. Fabrikasyon bir yaşamın dayatılması rahatsız ediyor. Kendim olmalıyım. Şartlanmış beyinlerin ürettiği kavram, fikir ve davranışlardan arınmalıyım. Yıllardır uğradığım imge bombardımanından sıyrılıp en sade olana yönelmeliyim.” – Michelangelo

Hararet nardadır sacda değildir
Keramet baştadır tacda değildir
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüste Mekkede Hacda değil
Hacı Bektaş Veli

Doğanın kadim sistemleri gezegenimizi milyonlarca yıldır güvende tutuyor. Ama şimdi çok büyük ölçüde değişiyorlar. Şu anda insanlar atmosfere yanardağlardan 60 kat daha fazla karbon gönderiyorlar ve gezegenimizin klima sisteminin sorunu düzeltmek için yeterli zamanı yok. Gezegen ısınıyor.
Sıra dışı bir kaya belgeseli

Hayvanlar Için Küçük , Dünyadaki Yaşam Için Büyük Bir Adım
Dünyanın güneşle mücadelesinde avantaj sıklıkla güneşten yana olmuştur. Bugün ozon tabakası bizi güneşin morötesi ışınlarından koruyor ; ama bir zamanlar bu tabaka yoktu. Yaşam için tek güvenli yer dalgaların altıydı. Neredeyse üç milyar yıl önce yeni bir şey ortaya çıkıp güneş ışınlarını kendi lehine kullanmanın bir yolunu bulmasa yaşam muhtemelen hala su altında olurdu. Milyarlarca yıl önce eski organizmalar güneş enerjisini ilk kez kullandığında bir atık üretmeye başladılar. Oksijen... Başta sadece bir kaç tane idi. Binler mil yarlara dönüştü. Milyarlar trilyonlara. Oksijen gazı atmosferin yukarılarına yükseldiğinde ona çok özel bir şey olur. Koruyucu ozona dönüşür.Bu ozon tabakasının koruması altında önce mikroplar , sonra mantarlar ve sonrada bitkiler sudan karaya göç etti. Bu dahada çok oksijen üretilmesi demekti. Güneşin mor ötesi ışığına karşı kalkanımızı daha da çok güçlendirdi. Bu da gezegenimizin dönüm noktalarından birinin gerçekleşmesine yardım etti. Daha önce hiç olmadığı kadar kalın bir ozon tabakası ile korununca; 400 milyon yıl öce basit omurgalıların ilk kez sudan karaya adım attığını düşünüyoruz. Sudan kuru karaya atılan o küçük adımla dünyadaki yaşam sonsuza kadar değişti. Hayvanlar için küçük , dünyadaki yaşam için büyük bir adımdı.