Beyin hücreleri dışında vücudumuzdaki hücrelerden hiçbiri kalıcı değildir. Mide duvarına döşenen hücreler bir jilet bıçağını bile eritebilecek güçteki hidroklorik asitle yıkanıp durdukları için sürekli olarak yenilenmek zorundadır. Bu yüzden her üç dört günde bir yeni bir mide astar dokusuna sahip olursunuz. Kan hücrelerinin ömrü daha uzun olsa bile onlar da 4 ay sonra kendilerini imha eder .Her yedi yılda bir yeni bir insan olduğunuzu söylemek çokta yanlış olmaz. Hatta 7 yıl kaşıntısı dedikleri durumu da böyle açıklayabilirsiniz belki. Eşinize bakarsınız ve bir anda aklınıza şöyle bir düşünce gelebilir "Bu benim birlikte yaşamaya başladığım insan değil"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hepimiz yaşama tek bir hücre olarak başlarız. Bu hücre vücuttaki en küçük hücre olan spermin , vucuttaki en büyük hücre olan ve çıplak gözle bile görülebilen yumurta hücresi ile kaynaşmasının ürünüdür.Her insan yaklaşık yarım saatini tek bir hücre olarak geçirir ve ardından bu hücreyi ikiye bölünür .Bu başlı başına olağanüstü bir süreçtir. Hücre yalnızca 30 dakika gibi kısa bir süre içinde DNA sını kopyalamakla kalmayıp.10 milyar kadar da karmaşık protein inşa etmek zorundadır bu saniyede 100 binden fazla protein anlamına gelir.60 dakika içinde bu iki hücre bölünerek önce 4 sonra 8 hücre oluşturur ve bölünmeler bu şekilde devam eder. Bir kez bölünmeden sonra gelişmekte olan embriyo içinde beliren kimyasal farklılıklar hücrelerinde farklılaşmasına neden olur. Bu süreçte hücreler böbrek, beyin ,deri vb hücresine dönüşmeleri gerektiğini öğrenirler. Yıllar İçinde tek bir hücre, hücrelerde oluşan bir galaksiye dönüşür. Daha doğrusu hücrelerden oluşan binlerce galaksiye
Antonie Leeuwenhoek kumaşların lif yoğunluğunu kontrol etmede kullanılan büyüteçte uyarlamalar yaparak geliştirdiği ufacık bir büyütecin yardımı ile tarihte canlı bir hücreyi görmeyi başaran ilk kişi olmuştu. "Elimden aldığın bir miktar kanı gözlemlediğim de küçük yuvarlak kürecikler den oluştuğunu gördüm" diyordu Leeuwenhoek
bugün vücudunuz yaklaşık 300 milyar -yani galaksimizdeki yıldızların sayısından daha fazla sayıda- hücre üretecek (Hiçbir şey yapmadan bitkin düşmeme şaşmamak gerek)
Hayatını onuru için (budalaca bir onur olsa da) sevgisi için ( bencilce bir sevgi olsa da) işleri için ( adi bir iş olsa da) vermeye hazır olduğu müddetçe o ülke için ümit hep vardır. Ancak ümittir sadece bu . Çünkü bu içgüdüsel rrdem sonsuza kadar devam edemez. Özünde istediği kadar iyi niyetli olsun kendini boş bir kalabalık haline getiren bir millet ayakta kalamaz. Arzularını disipline edip ,onları yönetebilmelidir. Aksi takdirde bir gün o arzuları milleti akrebin kamçısı gibi ehlileştirecektir. Her şeyden öte , bir millet sadece para kazanan bir topluluk olarak yaşamaya devam edemez. Kitapları, bilimi, sanatı , doğayı ve şefkat duygusunu küçümseyerek sadece para kazanmaya kendini verip bunun cezasını ödemeden ayakta kalamaz.