Gözüm izler uzaklardan karaya yanaşanları
Gelenler kalıcı değil
Gidenlerden haber var mı? Biz hayatı sevdik
O da bizi sever sandık
Dünya malıyla doldu çuval sandık
İki adımlık yol için ayakkabılar eskittik
En sonunda bizler eskidik
Yenilenmek için masalara yattık
Azaldıkça azaldım çok mu var?
Yoksa az mı kaldım?
Fazlaydım, yoksa az mı sandım?
Hiçbir malumatım yok yarına dair
Yarının benden haberi var ama bugüne dair
Benden geriye kalacak tek şey şiir
Ve akılda yıllarca akan
Sözlerimden tatlı nehir beni anlamaya çalış!
Hiç kimseler savunamıyor doğruyu sanki
Herkes tutmuş eğriyi
Deli bilmez kötüyü iyiyi
Bu kabus zehri kalbimi buzla doldurdu
Buzdan bir tabut oldum sanki
Ancak erimem gerekirdi kurtulmak için sanki
Dosdoğruyu görmeden terk etmeyin istedim
Herkes, beni terk etse kaç yazar ki?
Bir gün, hepinizi terk edeceğim bilin ki
Terk-i diyar eyleyeceğim, gelin görün ki
Kabir başımda aşk olur bir
Ruh için dikenli güller
İlim ilim demek, kendini bilmek demek,
Hayat demek değildir sabah, öğle, akşam yemek yemek,
Bilekle gelen emekten yemekse hüner demek,
Bunun için savaş gerek.
Hey can! Sen de yarın yok olucan
Beden toprakta gezen solucan,
Bir can pazarının içine atılacan,
Canını kurtaracan varacan.
Ya da varamadan dört kolluyla taşınacan,
Söyle buna dayanır mı acep can?
Ya şimdi konuş dile getir yoksa hep mi susacan?
Yoruldukça kuruyacan feci şekilde susayacan,
Bir kenarda boyun büküp pusacan.