Bu şaheser içerisinde büyük ideolojiler barındırıyor. Kitapta Finlandiya anlatılsa da verilmek istenen mesajlar
çok açık, insanları buhrandan ve pesimistlik girdabından çıkarmayı, hayatı anlamayı ve anlatmayı amaçlayan Petrov
okuyucusunun sabrının karşılığı olarak en değerli kısımları sona saklamış. Şahsen 11. bölüm sayfa 130' dan itibaren kitapta kendimi buldum ve olaylar daha felsefi aktif ve kurgusal bir şekilde ilerlemeye başladı. (Tatlı kral) Yarvinen'in ve Kroken' in hikayesi, Snelman' ın önderliği ve saygıdeğer Papaz Luca McDonald' ın gerçekçiliği bana, düşünce yapıma, üretkenliğime tesir etti ve yol gösterdi eğer siz de buhran içinde iseniz ve karamsarlıkla yaşıyorsanız bu kitabı veya akranlarını okuyarak fikirlerinizi aydınlığa çıkarabilirsiniz.
Peygamberler insanlara sevmeyi ve sürekli "Sev, sev, sev!"
diye tekrarlamış vardır. İnsanları sev! Her türlü insanı, her çeşit canlıyı, bütün dünyayı-ağacı, taşı, tarladaki kum tanesini, gökyüzündeki yıldızı sev! Her şeyi ve Her Şeye Hayat Veren'i SEV!
Işıkların sönmeden
Pişman olmadan
Ellerin kırışmadan
GÖR! YAP! TUT!
Dudakların kilitli kalsın
Ziyan etme gel
Hislerim tutuşmadan
SERT KARANLIKTAN EVVEL.