Batılı korkutmaz, ezer. Hıristiyanın muştusu sahte bir muştudur. Bir taktiktir. Güneşin yakıcılığını saklar da sadece ışığından bahseder. O da, o ışığı, nice bulanık merceklerden geçirdikten sonra. Ayın soğukluğunu gizler de nurundan söz eder. Ne cehennemsiz cennet, ne cennetsiz cehennem olur. Hıristiyan bu hikmetten haberli değildir. O, sadece, sahte para basıp cömertlik yapan bir merhamet kalpazanıdır. «Merhamet» kelimesini kullanarak öcünü alır insanlıktan.
Şekerden söz ederek, kanını emer, kanının içindeki şekeri emer insanın. Yahudi için gelecek zaman yoktur ki, muştu olsun. O, kanının son zerresine kadar zulme batmıştır.
Yahudi, yoksulun hakkından bile bir zulûm doktrininin anıtını yükseltmesini bilmiş kara bir dehadır.
Zulmün, inkârın, güvensizliğin, kuşku ve korkunun dehasıdır yahudi. Bütün hazzı, yıkmakta, çürütmekte, çökertmekte...
O, gökten kudret helvası yağarken sarımsak isteyendir.
Peygamber öldürendir.