Evlendiği zaman kırkına yaklaşıyordu. Bir aile kurmak onun gözünde yeni bir devlet kurmak kadar ehemmiyetli bir işti. Bunun için belki de hiç evlenmeyecekti; fakat yakın bir arkadaşı bir gece, akrabasından bir kızı teklif etmiş. Ali Rıza Bey de "hayır" demeye utandığı için "pekâlâ" diye cevap vermişti.
Al, bütün giriş kapılarında yavaşlıyordu. Ama her birinde aynı yazıyla karşılaşıyorlardı: "İşçi aranmıyor. Girmek yasaktır."
"Bu meyveler olunca burada mutlaka iş olacak Baba," dedi Al. "Amma matrak bir yer. Daha iş istemeden iş olmadığını söylüyorlar."