Konuşuyorduk, benim ellerim yumruktu, kalbim kırık. Sustu, ben konuştum o yutkundu ağzını araladı konuşacaktı toparlayamadı kelimelerini; Ağlamamak için göğe diktim başımı, yaş akmasın diye kırpmadım gözümü güldüm daha çok güldüm hıçkırık dayanamadı. Kalbin, dedi kalbin körelmiş kalbim körelmiş. Sen de olmadığından bilmiyorsundur ama ben de var, kırılabiliyor, dedi öyle söyledi. Kırılabiliyormuş! ben daha çok güldüm. Kalplerinizden kaçarken kalbimi düşürdüm, diyemedim güldüm küfreder gibi güldüm ya yazar olacağım ya katil, derken, ciddiymişim o söyledi zaten kelimelerimle çok yaralamışım kanatmışım. O ise beni öldürmüş olsun, ben onu hala aynı oturduğumuz bankta bekliyorum..