Paullina Simons

Paullina Simons

Yazar
8.8/10
499 Kişi
·
943
Okunma
·
60
Beğeni
·
2968
Gösterim
Adı:
Paullina Simons
Unvan:
Rus Roman Yazarı, Gazeteci
Doğum:
Saint Petersburg, Rusya, 1963
1963 de St. Petersburg da dogmuş ve daha çocukken ABD'ye göç etmiş. Eğitimini New York, Kansas ve İngiltere'de tamamlamış, Londra'da finansal alanda gazetecilik yapmış ve sonra da New York'ta bir televizyon için yapımcı olmuş. Şu sıralar Texas'ta yaşayan Tully, Red Leaves, Eleven Hours gibi best seller olmuş kitapları bulunan bayan yazar.
-"Kendine üç soru sor Tatyana Metanova. Böylece kim olduğunu anlarsın. Neye inanıyorsun? Ne umut ediyorsun? Ve en önemlisi: Neyi seviyorsun?"
-"Benim sana söylediklerimi unutmuyor musun hiç?"
-"Tek kelimesini bile unutmam," dedi. "Her gün, senden kalan tek şeyin bu sözler olmasından korkuyorum."
-"Alexander hayatın boyunca bunu hatırla -harika ödüllere sahipsin. Onlan çar çur etme. Kötüye kullanma ve asla kaybetmeyeceğini düşünme. Öleceğin güne kadar kendi silahın sensin," dedi.
971 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
1941-1943 yılı, İkinci dünya savaşı.
Hayatında hiç savaş görmeyen Tatyana Metanova.

1941 yazı,Leninqrad ...
Rusya radyoda halka savaşa katıldığı haberini veriyor...Baylar ve bayanlar, Sovyetler Birliği'nin vatandaşları,
Sovyet hükümeti ve liderimiz Stalin benden bu açıklamayı
yapmamı istedi. Saat 4:00'te Alman askerleri savaş konusunda Sovyetler Birliği'ne bir açıklama yapmadan
ülkemize saldırdı ve havadan Shitomir, Kiev, Sivastopol, Kaunas ve diğer şehirleri bombaladı. Bu saldırı, Almanya ve Sovyetler Birliği arasında ateşkes anlaşması imzalanmış olmasına ve bu anlaşma şartlarının Sovyetler Birliği
tarafından düzenli olarak takip edilmesine rağmen
gerçekleştirildi. Alman Hükümeti, Sovyetler Birliği'nin
yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair hiçbir şikâyette
bulunmamasına rağmen bu saldırıda bulundu...
Sovyetler Birliği vatandaşları, hükümetimiz sizi Bolşevik
partisine her zamankinden daha sıkı kenetlenmeye,
devletimizin ve liderimiz Stalin'in yanında olmaya çağırıyor.
Düşman temizlenecek ve zafer bizim olacak.

Henüz 17 yaşında olan Tatyana savaşın ne kadar korkunç olduğunu ciddiye bile almıyor...
Acımasız kış ve açlık...
O açlık ki bu yüzden tüm ailesini kaybeder...ve buna rağmen hayatta kalmayı başarır...

Böyle başlıyor hikayemiz...Babası tüm kış onları idare edecek erzak alınması için Tatyanaya markete gitmesi için para veriyor. Gittiği her marketin önünde insan sıraları görünce pes eder ve bir dondurma alarak bankta oturup başka markete giden otobüsü bekler..bu zaman yolun karşı tarafında onu gözetleyen bir askeri görür..bir kaç dakka bir birilerine bakdıktan sonra asker Aleksandr yolun karşı tarafına geçerek otobüs durağına gelir...işte aynı otobüse binerler..Tatyana onunla aynı otobüste gitmekten hoşlandığı için hiç bir durakta inmez..son durak olduğunu anladığı zaman eve yetişememe ve babasının ona verdiği işi yerine getirememe utancıyla her şeyi 5 dakka önce tanış olduğu askere anlatır..Aleksandr onu askerler için olan markete götürmeği öneriyor ve Tatyanaya yardım eder...
Meğerse bir birinin kaderleri olduğunu o ilk bakışta anlarlar...
Aleksandr'ın Tatyana'yı görene kadar bir maksadı vardı o da kendi evi olan Amerikaya kaçmak..ama Tatyana'ya aşık olur ve savaş sert yüzünü kaderlerine yansıtır...
Bu kitap Tatyana'nın savaşta verdiği mücadeleleri ve her gün Tatyanayı görebilmek için bir zamanlar sıradan bir ilişki yaşadığı ablasıyla nişanlanan Aleksandr'la bir birine olan aşkını anlatıyor...ailesinden 6 kişini açlıktan ve hastalıktan kaybeder..hiç kimsenin hayatta kalmasına inanamayacağı en küçükleri ve en zayıfları olan Tatyana hayatta kalır..
Tatyana ve Aleksandr'ın aşkı o kadar güçlü ki kitabı elimden bırakamadım.

Kitabın konusuyla ilgili çok spoi vermeği sevmem..çünki okudukca öğrenmek daha keyifli oluyor..

Kitabın adının neden "Bronz atlı" olduğunu sorarsanız Aleksandr'ın Tatyanaya hediye ettiği Puşkinin kitabının adıdır..bazı yerlerinde de kitaptan alıntılar eklenmiş ve bunu kitapta çok sevdim açıkcası.

Kısaca eğer bir savaşı her gün her saat nasıl insanı ölüme apardığını yaşamak istiyorsanız bu kitaptan başlayın..filmi de ayrı muhteşem..bakmanızı ve okumanızı öneririm.
663 syf.
·269 günde·Puan vermedi
Dur şimdi anlatacak ben :)
Bu kitap ticari amaçla yazılmış bir aşk hikayesidir ..
SPOİLER ciddi SPOİLER! !!

Bronz atlı'yı ; uzun süre aradım ve zor buldum bir çok yerden kulağıma çalınıyor ve dikkat çekiliyordu ..sonuçta içinde Rus olan herşeyi okuyan bir şahsiyet olarak "vay arkadaş ben ne kaçırmısım acaba " diye saç baş yolarak aradım ,yalan yok :)
Fekat yolmasay_mışım iyiymiş "neyse":)

Gelelim falso üstü falsoya Aleksander bi kere Rus değil Amerigan :)
En sevdiğim isim olan Dimitri itin önde gideni :)
Tatyana ki Romanov sülalesinde bile en muhteşem abla :) "bu kitapta Romanov bağlantısı yok " yaniltmiyim sadece isimden mutevellit söylüyorum ..
Ne dedim ???
Tatyana hah :)
kızım ben sana ne söyliim alık mı diyim ne diyim bilemedim ki ..
Bak şimdi ..
Tatyana çok sevdiği Aleksander a der ki "aman ablam sana çok aşık sen onun olmazsan yaşayamaz " buyur !! Cinnet hikayesi :)
Aleksander de der ki ben seni seviyorum amma madem öyle ablan la evleniim:)
Cinnet 2 :)) ay şiştim
Dimitri sende öl inşallah :))

Kitaba neden inceleme yazıyorsun dersen :) arka plandaki Leningrad kuşatmasi sebebiyle kardeş .. ve meşhur Bronz atlı heykeli ile Puskin

Leningrad kuşatması Almanların Barbarossa harekatı dahilinde dünyanın en uzun ve ölümcül kuşatması idi. .
Iki buçuk yıl süren kuşatmada şehirdeki insan sayısı ciddi anlamda yok eden (takriben 1.5 milyon ölü ) ile sonuçlanan bir bombalama ve açlık şehri ..

Kitap ta bu var ..ne kadar tayın ile kac gün yaşanacağı sabahın köründe bıçaklanma
Pahasına kuyruklarda beklemeyi anlatmış kitap ve tabii soğuk artık yakacak hiç bir şeyin kalmadığı evler ..
Mesela c vitamini eksikliğinden kaynaklı iskorbüt hastalığı var kitapta ,gözeneklerinizden kanamaya başlamak demek bu hastalık ..burnunun ,kulağınız değil artık parmak aralarızdan bile kan gelmeye başlaması ..
Meşhur buzda yürüyüş de mevcut kitapta ..bunu bilirsiniz sanırım Ladoga gölünün donmasını bekleyen insanlar
Hem yiyecek ikmali hemde sevdiklerini daha güvenli yerlere nakletmeye çalışan insan manzarası ..ki Alman uçakları sayısız kez buzu bombalar bir çok insan taşıyan kamyon ve kilometrelerce kaçmaya çalışan insan kuyruğu nehre gömülür ... bunlar benim aklımda kalanlar

Kitaba ismini veren Bronz Atlıya gelince
Aleksanderin Tatyanaya hediye ettiği Puskin kitabıdır ..peki Puskin için bronz atlı nedir ?
Çariçe Yekaterina nın Çar Petro için yaptırdığı heykel .. bu heykel rusyanın gelişimini temsil eder ..yani Puskin şiirlerini ,Rus edebiyatının açılan kapılarından geçecek olan Gogol'leri Tolstoylar'ı Dostoyevski ve Çehovları
SIIRDE ..
Puşkinin bronz atlısı canlanır ve düşmanı kovalar ..
Leningrad savunmasında ise heykel tamamen kum torbalarıyla örtülecek bombalardan korunacaktır ve o sağlam kaldığı müddetçe Rus ruhu savaşa devam edecektir ...

Işte böyle :) kitabın devam hikayesi de var ama ben okuyacağımı pek sanmıyorum ..
Yine de karar sizin :) bana bir inceleme yazdırdı ..
öyle ya da böyle :))
710 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bu destansı aşk ve savaş hikâyesinde Tatyana 18 yaşında, hamile ve dul bir kadındır ve savaş yüzünden yerle bir olmuş Leningrad tan kaçarak kendine Amerika'da yeni bir hayat kurar. Fakat geçmişi onu rahat bırakmaz. Kocası Binbaşı Alexander Belov'un hala yaşıyor olduğuna ve dahası ona ihtiyacı olduğuna duyduğu inanç Tatyana'da takıntı haline gelmiştir. Bu sırada Amerika'dan çok uzak bir kıtada Alexander geçici bir süreliğine idam cezasından kurtulmuş ceza taburundaki diğer askerlerle Avrupa'ya doğru ilerlemektedir.
Her dakikasında ölümle burun buruna geldiği günlerde umutsuzca da olsa tek dileği Tatyana'yı son bir kez görebilmektir...

Birinci kitabi okumadiysaniz onu okumadan buna gecmenizi tavsiye etmiyorum...cunki ilk kitap olan Bronz Atlı kitabindan hatiralar canlaniyor o yuzden kafaniz kariwa bilir...
Ve sonda bu kitabi okuya bildigim icin kendimi cok mutlu hissediyorum...
824 syf.
·3 günde·10/10
Kitabı bitirdikten sonra uzun süre elime alamadım, kitabı kendimden uzaklaştırdım. İçime öyle bir işlemiş ki kitap, gözüm kitabı bir yerlerden yakalasa gözlerim sulanıyor. Çok güzeldi, çok özeldi, çok narindi bu kitap. Tatyana ve Alexander... Ne kadar güzeldiniz siz öyle! Aşk, sadakat, sevgi, en önemlisi de inanç! Tek kelimeyle harikaydı.Bayıldım!
992 syf.
·23 günde·7/10
Yaz Bahçesi'ni de okuyarak Bronz Atlı serisini bitirmiş bulunuyorum. Bronz Atlı serisi 1941'in soğuk Rusya'sında başlayıp kocaman bir serüvenle devam eden üç tane kitaptan oluşmakta. Yaz Bahçe'sini büyük bir keyifle okudum çünkü seriyi gerçekten çok seviyorum. Ama şöyle bir durum var ki, seri iki kitapla kalsaymış da olurmuş. Yani seriyi çok beğenmeyenlere üçüncü kitabı okumalarını pek tavsiye etmiyorum. Arada yazılmak için yazılmış gibi bir his uyandırdı bende ama buna rağmen severek okudum.

Kitabın birkaç bölümünde Alexander'a gerçekten sinir oldum ama bunları görmezden gelmeye çalıştım. Serinin en sevdiğim kitabı hâlâ birinci kitap olan Bronz Atlı. Savaş zamanında geçen uzun soluklu bir aşk romanı okumak isterseniz tavsiye ederim. Özellikle birinci kitabı çok seveceğinizi düşünüyorum. İyi okumalar:)

Seri sıralaması:
1. Bronz Atlı (#36178098)
2. Tatyana ve Alexander (#37612766)
3. Yaz Bahçesi
824 syf.
·Beğendi·10/10
1Ağustos2019 saat 02:40
Bu kitabı ömrüm boyunca unutmayacağıma dair kendime söz veriyorum. Çünkü bunu yapmam lazım...
Hayatımda hiç böyle bir kitap okumadım. 560 sayfalık bu kitabın her satırını atlamadan okudum.
Bu kitap bir aşk kitabıydı. Ama içinde her şey vardı. Savaş, açlık, ölümler, çaresizlik, umut, sevgi...
Kitapta yasak bir aşk vardı. Tatya Aleksandr 'a aşık olmuştu fakat bilmediği birşey vardı ki ablası aynı adama çoktan aşıktı.
Ne kadar kızsam da yargılasam da kabul ettiğim gerçek şu ki onlar gerçekten birbirlerine aşıklardı. Birbirleri için yaptıkları fedakarlıkları okumak yüreğime dokundu...
824 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Bronz Atlı hakkında ne desem bilemiyorum. O kadar şahane, o kadar etkileyici ve o kadar mükemmeldi ki...
Bronz Atlı, adını Puşkin'in şiirinden alan bir kitap. 1941 Rusya'sında geçen, savaş, aşk ve tarihin en çarpıcı biçimde birleştirildiği bir roman. Tatyana ile Alexander'ın aşk hikâyesini okuyoruz kitapta. Ama yazar öyle güzel yazmış ki, çoğu sayfayı kalbim acıyarak okudum. Gerçek anlamda kalbimin sıkıştığını hissettim. Ayrıca bazı bölümler o kadar güzel ve huzur vericiydi ki o bölümlere tekrar tekrar geri döndüm ve tekrar huzur buldum. Kitabı çok etkileyici yapan en önemli unsur, bu aşk öyküsünün imkânsız olması ve bir savaş döneminde geçmesiydi. Bir diğer unsur da yazarın işleyişiydi tabii ki de. Örneğin bir ara karakterlerin yaşadığı o açlığı ta içimde hissettim ve kitabı elimden bırakıp mutfağa bir şeyler atıştırmaya gittim.

Alexander favori erkek karakterlerimden biri oldu. Tatyana da favori kadın karakterlerimden.
Bu kitabın ikincisi de var, onu da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum ve sizlere şiddetle Bronz Atlı'yı okumanızı tavsiye ediyorum. Lütfen yarım bırakmayın çünkü kitabın en güzel kısımları ortalarda başlıyor. Sayfa sayısı göz korkutmasın, kitap çok akıcı. Ama şunu da uyarmadan geçmeyeyim: sınav dönemlerinizde ya da kitaba pek zaman ayıramayacağınız günlerde başlamayın kitaba, çünkü belli bir sayfadan sonra kitap elinizden düşmez hâle gelecek. Keyifli okumalar:):)

ALINTI SPOILER İÇEREBİLİR!!!

"Batı'nın sabah güneşi o güzel yüzüne vurduğunda, bil ki senin için dileklerim boşuna değildi. Elveda, Tatyana'm, inancını daima koru."
992 syf.
·5 günde·1/10
Okudum bitirdim .
Nasıl okuyup bitirdiğimi şöyle anlatayım ;kitabı her elime aldığımda elime tespih almış gibi “ya sabır “ çeke çeke
Bana kocaman geçmiş olsun ‍️
992 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bronz atlı serisinin bu final kitabını bitirdim. Serinin İlk 2 kitabı açık ara en sevdiğim kitaplardandı yani 1. Dünya savaşı, savaş kıtlığı , açlık , mücadele, aile , aşk , ihanet ne ararsanız olan bir ilk 2 kitaptı ve bu kadar canı gönülden hissederek etkilendiğim başka kitaplar var mı ? Çok çok az..
.
Gelelim bu 3. Kitaba... Hiç ummadığım bir gidişatı olan bir kitap oldu. Gerçi ne bekliyordum bilmiyorum ama Tatyana ile Alexander ın savaş sonraki hayatlarında bu denli iniş çıkışlar beklemiyordum.. Yeri geldi ilk bölümler Alexander a kızdım, yeri geldi ortalarda Tatyana ya kızdım, yeri geldi sonlarla Antony’e kızdım.
.
İlk bölümler Alexander’ın o yaşadığı zorlu süreçlerden sonraki travmaları sebebiyle gerçek hayata uyum sağlayamaması ve Tatyana’nın da onu eski haline döndürmek için elinden geleni yapmasını okuduk. Sanırım ilk 200 sayfa kadarıydı ve devamı da öyle olacak diye korktum çünkü bu kadarına gerek varmıydı emin değilim. Neyseki sonrasında farklı bir yerde kurdukları düzen ve işlerindeki bambaşka olaylarla kitaba biraz daha heyecan geldi , daha sonrası Alexander ve Tatyana’nın ilişkileri öyle bi sınanma noktasına geldi ki asla beklemezsiniz bu ikiliden ama oldu Daha daha sonraları da yeniden bir savaş ve operasyon sahnelerine tanık olduk ki o aradaki heyecan yine beni bitirdi yazar bu savaş sahnelerini çok iyi yazıyor gerçekten Sonuç itibariyle kitabı kapattığımda Alexander 80 yaşına gelmişti
.
Kitap ile ilgili genel görüşüm şu; benim için ilk 2 kitap kesinlikle favori. Bu 3. Kitapta çoğu bölüm fazlaydı , gerek olmayabilirdi bu yüzden sevmeyenler olmuştur ama ben çifti o kadar seviyorum ki o yüzden keyifle okudum. Hiç pişman değilim. Zaten 990 sayfalık kitabın tamamından aksiyon ve heyecan beklemek saçma olur , kesinlikle inişli bölümler olsada merakla okuduğum bölümlerde çok fazlaydı. Herşeyden öte yazarına, böyle olağanüstü bir serisiyi bu denli bilgi birikimi ile kurgulayabildiği için tebrik ediyorum Yazması herkesin harcı olamayacak çok başarılı bir seri ve kesinlikle bi şansı hakediyor

Yazarın biyografisi

Adı:
Paullina Simons
Unvan:
Rus Roman Yazarı, Gazeteci
Doğum:
Saint Petersburg, Rusya, 1963
1963 de St. Petersburg da dogmuş ve daha çocukken ABD'ye göç etmiş. Eğitimini New York, Kansas ve İngiltere'de tamamlamış, Londra'da finansal alanda gazetecilik yapmış ve sonra da New York'ta bir televizyon için yapımcı olmuş. Şu sıralar Texas'ta yaşayan Tully, Red Leaves, Eleven Hours gibi best seller olmuş kitapları bulunan bayan yazar.

Yazar istatistikleri

  • 60 okur beğendi.
  • 943 okur okudu.
  • 41 okur okuyor.
  • 590 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.