Eğer siz aydınlanmış bir öğretmene çekilmişseniz bu sizin içinizde bir başkasındaki mevcuduyeti görüp tanıyacak kadar mevcudiyet olmasındandır. Sahte öğretmenlere çekilmiş bir çok insan olduğu gibi İsa ve Buda’yı da gördüğü halde tanımamış bir çok insan vardı. Egolar daha büyük egolara çekilirler. Karanlık ışığı görüp tanıyamaz. Sadece ışık ışığı görüp tanıyabilir. Öyleyse ışığın dışınızda olduğunu ya da onun sadece belirli bir formla gelebileceğine inanmayın. Eğer sadece sizin üstadınız tanrının bir enkarnasyonu ise o zaman siz kimsiniz? Her türlü dışlama form ile özdeşleşmedir. Ve form ile özdeşleşme ne kadar iyi kılık değiştirmiş olursa olsun ego anlamına gelir.
Örneğin, bir tartışmada haklı çıkmak, özdeşleştiğiniz zihinsel pozisyonu savunmak gibi görünüşte önemsiz ve “normal” bir gereksinim bile ölüm korkusundan kaynaklanır. Eğer siz zihinsel bir pozisyonla özdeşleşirseniz ve sonra haksız çıkarsanız, zihne dayalı benlik duygunuz ciddi bir biçimde yok olma tehdidi hisseder. Böylece siz ego olarak haksız çıkmayı, yanılıyor olmayı kaldıramazsınız. Haksız çıkmak ölmektir. Bunun uğruna savaşlar yapılmış ve sayısız ilişki bozulmuştur.