Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Psikanalizin babası Sigmund Freud'un keşfetmiş olduğu gibi, tekinsiz bir mutsuzluk insanlar için olağandır. Freud bu rahatsızlığı ne hiçbir zaman izah etti ne de psikanalizin onu tedavi edebileceğine inandı. Bugün ise ondan kurtarmayı vadeden sayısız teknik söz konusu. Bu terapiler, insanları başkalarıyla yaşarken daha az zorlanmalarını sağlayacak yetilerle donatabilir. Ama onları insan olmanın beraberinde gelen huzursuzluktan kurtaramazlar.”
“Mutluluk insanlar için yapay bir ruhsal durumken, kediler için onların doğal halidir. Doğalarına aykırı bir ortamın içinde sıkışıp kalmadıkları sürece, asla kedilerin canı sıkılmaz. Can sıkıntısı kişinin kendisiyle yalnız kalma korkusudur. Kediler kendileri olmaktan mutludurlar, insanlar ise kendilerinden kaçarak mutlu olmaya çalışırlar.”
“İnsanlar hayattaki amaçlarının mutlu olmak olduğunu söylediklerinde, aslında mutsuz olduklarını dile getirirler. Mutluluğu bir proje olarak görerek, memnuniyeti ileriki bir zamanda aramış olurlar. Şu an geçip gider ve yavaş yavaş endişe baş göstermeye başlar. Gelecek zamandaki bu ruh durumuna ilerleyişlerinin olaylar nedeniyle kesintiye uğramasından ödleri kopar. Böylece, onları endişelerinden kurtarmayı vadeden felsefeye -ve günümüzde psikoterapiye- yönelirler.”