“…acı çekmiyorum demedim. Ama ben acı çekmenin önemini biliyorum. Acıyla savaşmak, sonra da onu kenara atmak gerektiğini, onu, insanın kendi ruhunun bir parçası olarak kabul etmemek gerektiğini, varoluş üzerinde kalıcı bir yara saymamak gerektiğini biliyorum.”
“Kendilerini çocuk gibi kandırırcasına, bu olay için resmi bir akşam yemeği ortamını seçmiş, lüks objelerden yararlanmak istemişlerdi. O objeler bir zamanlar gücün ve şerefin simgeleri olmuştu çünkü. Vahşiler nasıl düşmanın gücü ve sevapları kendilerine geçsin diye onun cesedini yiyorsa bu adamların yaptığı da onun gibi bir şeydi.”
“Yıllar süren mücadelesi içinde öğrendiklerine göre hiç nedensiz gibi görünen bir düşmanlıkla başa çıkmak o kadar zor değildi. Ama hiç nedensiz gibi gözüken bir şefkat gösterisi pek çirkin bir tehlikeydi.”