Rastgele ve gamsız bir hayatımız vardı. Çok az plan yapar, bunların da çok azını uygulardık. Acıktığımızda karnımızı doyurur, susadığımızda su içer, yırtıcı düşmanlarımızdan kaçar, geceleri mağaramıza sığınır, kalan zamanımızı da
oyunla geçirirdik.
Her insana zamanın sonsuz uçurumunda ne küçük bir parça ayrılmış. Bir anda sonsuzluğun içinde kaybolur insan. Evrensel maddenin, evrensel ruhun ne kadar küçük
bir parçası düşmüştür insanın payına. Bütün yeryüzünün ne küçük bir parçasında sürünüyorsun. Hep bunları düşün...
İnsanın doğasının gerektirdiği şeyi yolundan sapmadan, sana nasıl doğru görünüyorsa öyle yap. Yalnız bunu nezaketle, alçakgönüllülükle ve yapmacıklıktan kaçınarak yap.