İçimi dökmek beni rahatlatmadı. Yalnız şu var ki, başka türlü anlaşılamayacak bazı davranışlarımı anlamanızda bu sözlerimin yararı olabilir. Of Tanrım! Ne uzun bir savaş bu, bitsin artık.
"Aynı bardaktan içmeyeceğiz
Ne sıcak şarabı, ne suyu,
Kuşluk vakti öpüşmeyeceğiz,
Pencereden bakmayacağız akşama doğru.
Sen güneşle soluklanıyorsun, ben ayla,
Ama düştüğümüz aynı sevda."
Anna Ahmatova
Carmichael şezlonguna uzanmış, ellerini göbeğinin üstünde kavuşturmuştu, ne okuduğu vardı ne de uyuduğu, yaşamın sofrasında tıkabasa yiyip de güneşlenen bir yaratık gibi idi.