Onat Kutlar
Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin
Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz
Ölü balıklar geçiyor kırışık bir denizin sofrasında
Ve ellerinde fenerleriyle benim arkadaşlarım
Durmadan düşünüyorum
Ne kadar çok öldük yaşamak için.

Ah Vazgeçmek..acıdan Ölmek..
" Vermeme olanak yok bana verdiklerini
Ama ayrılırken bir hesaplaşma da gerekli
Geçmiş bunca güzellikten bir anı olarak
Ben seni alayım istersen sen de beni "
Onat Kutlar / Unutulmuş Kent

Zagor, bir alıntı ekledi.
28 Ağu 17:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kafam binlerce lirayı yanlış saydığını farkeden bir veznedarın kafası gibiydi.

İshak, Onat Kutlar (Sayfa 35 - A Dergisi Yayınları 1959 / "Kediler" adlı öyküden)İshak, Onat Kutlar (Sayfa 35 - A Dergisi Yayınları 1959 / "Kediler" adlı öyküden)
Zagor, bir alıntı ekledi.
28 Ağu 01:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Güz geliyordu. En iyi günler. Usul yağmurun altında dolaşsam şimdi.

İshak, Onat Kutlar (Sayfa 28 - A Dergisi Yayınları 1959 / "Çatı" adlı öyküden)İshak, Onat Kutlar (Sayfa 28 - A Dergisi Yayınları 1959 / "Çatı" adlı öyküden)

Bilinmeyen Kelimeler
Değgin: İlişkin, üstüne ait, dair, müteallik

Kullanımı: Kitaplarımı çıkaran bir yayınevi, altmışıncı yaşım için bir tören düzenlenmişti. Bu törendeki konuşmacılardan yazar Onat Kutlar, bana değgin anılarını anlatmıştı.

Aziz Nesin - Şimdiki Çocuklar Harika

tabula rasa, İshak'ı inceledi.
10 Ağu 20:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İshak uzun zamandır aradığım bir eser. Aradığımı unuttuğum bir anda karşıma çıktı ama hep bir yerlerde duruyormuş diyeceğim inanmayacaksınız, okuyana kadar belki. Öyküler, ama neyin öyküsü, hayır belirsiz, kesintili değil aksine net serüvenler. İfade etmekte zorlandığım imgelemi testerenin keskin, tırtıklı yüzeyine bıçağın insafına bırakmakta gönüllü olup olmamakta. Sayfaları çevirdikçe, bu hikayeleri yüzlerce kez okudum dedim kendime. Sonra kafama dank etti. Soyunmak gibi bu. Bedenlere bakıp 'ne var hepsi aynı ' der ama iş soyunmaya gelince son parçalarda tıkanıp kalır insan. "mahremiyet" işte sizi bağlayan bu. yazarın kaleminin tadına doyulmaz yönü. Hangi hikayeye girse onun kelimelerini tanırsınız böylece. Durun daha bitmedi. Cesaret konusunda pek atak davranamayacağınızı sezmiş gibi organlarınıza göz diker yazar; boğazınızı tıkayan adem elmanıza belki. Nişan alır ve tam isabet... Konuşarak ne çok anlatamadık kendimizi
Belki biraz susmalıyız bu hikayelerin içinde. Nefesimizi yazara teslim etmeli kavalının iç burkan tınısına kapılıp fareli köyüne İshak'ı, at cambazlarını, dördüncüyü, kepçe kızı, Yunus'u tanımak için uğramalıyız.

tabula rasa, bir alıntı ekledi.
10 Ağu 01:10 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Ölüm Yunus amcamın içini oyuyormuş. Öyle söylüyor. Bunu uzun ve sıkıntılı bir boşluk havasına düştüğü akşam ­üstü saatlerinde belirsizce göstermeye çalıştı, önceleri hiç anlamadım. Şaşırdım biraz da. Şimdi anlıyorum. Hatta içimdeki bütün o boşluk kuyularının anlam kazandığını, bir varlığa dönüştüğünü duyar gibi oluyorum.

İshak, Onat Kutlarİshak, Onat Kutlar
tabula rasa, bir alıntı ekledi.
10 Ağu 01:10 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Biraz sonra tuhaf bir oyun başladı. Bu, sessizlikten ve karanlıktan umulmayan bir sonuçtu. Yunus amcam kitabı mırıldanarak okuyor, kendi içine katlanıyordu. Bir kâğıt parçası, ya da iç içe geçen karton borular gibi katlanıyor, kapanıyordu, önce bu bana korkunç bir felaket gibi geldi. Bağırmamak için kendimi güç tuttum . Sonra birden kavra­dım. Amcam yoğunlaşıyor, çevresinde ölüme benzer bir boş­luğu çoğaltıyordu. O sırada onun kimsenin anlamadığı şey­leri anladığını ve gömüldüğünü duyar gibiydim. Bir kâğıt gibi sonsuza doğru katlanıyor; bedeni, gözleri gittikçe küçülüyordu. Sayfaları üst üste kapanan, bir daha hiç açılmayacak bir kitaba benziyordu.

İshak, Onat Kutlarİshak, Onat Kutlar
tabula rasa, bir alıntı ekledi.
10 Ağu 00:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

— Hikayenin tam burasında yazar, belirli bir anlamsız­lığı önlemek için bazı şeyleri açıklamak zorunluluğunu duy­du. Sebepsiz bir cinayet mi bu? Sanmıyorum. Bir çılgınlı­ğın sonucu olduğu da düşünülemez, öyle olsa bu satırlar sapık bir aklın çöküntüleriyle dolardı. Bir bakıma cinayeti Çiftçi’nin ve İshak’ın birlikte hazırladıkları düşünülebilir. Tümse­ğin, onun altındaki halkın çok eski bir efsaneye dayan­dığını bir yerden duymuştum. Bu efsanenin karanlıklar tan­rıçası ile yakın ilgisi olmalı. Belki de aynı tanrıçanın doğu ilkellerindeki kökü ve onun efsanesinin binlerce yıldan artan masalıdır bu. Düşün İshak! Eski bir masal. İshak mı? Nedir İshak? Dala sıkışmış bir taş mı? Öyle mi ? Değil değil. Onu kaç kereler kuş olarak seyrettim . Şimdiyse adı bir cinayete karışıyor. Tuhaf şey. O anda ölmüş olabi­lir. Tabanca küçük bir kuşu vuramıyor iyi ki.

İshak, Onat Kutlarİshak, Onat Kutlar