Mert Onat Düzgit

Mert Onat Düzgit
@onatduzgit
Kütüphaneler fikrin geliştiği tehlikeli yuvalardır.
Sigorta/Muhasebe/Finans
Atatürk Üniversitesi / Doğuş Üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 18 Ocak
26 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2021 21:48
Ömer Hayyam; 18 Mayıs 1048 tarihinde İran'da dünyaya gelmiştir. Astronom, bilim adamı, şair, bilgin ve filozoftur. Hayyam, İran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusudur. Dünyasına küsmüşlüğü, ermişliği ve herkesten farklı oluşuyla tanınmıştır. Döneminin çok ilerisinde bir düşünce adamıdır hatta bana göre hayata bakışı 21. yüzyıldan bile ileri düzeydedir. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri dışa aktarmıştır. Dörtlüklerin hepsinin Hayyam'ın olduğunu söyleyemiyoruz birçok şairler kendilerinin söylemeye çekindiklerini Hayyam'ın ağzıyla kendi içlerini dökmüştür. Dönemin şartlarına göre düşüncelerini bu denli özgürce ifade etmiş bir düşünce adamının dörtlüklerini kesinlikle okumalısınız. Şimdiden iyi okumalar.
1000Kitap
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,8bin okunma
Reklam
İnsancıklar
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 15:47
İlk incelememi, Dostoyevski’nin ilk romanı olan “İnsancıklar” kitabı için yapmak istedim. Aynı şekilde okuduğum ilk Dostoyevski romanı da bu kitap oldu. Öncelikle “Sınav” filminde geçen bir cümle ile başlamak istiyorum, “ 8 yıl ilköğretim, 4 yılda lise, Eder 12 yıl. 12 yıl boyunca bu çocuklara neden hiç Dostoyevski okutmazlar düşündünüz mü? Bir şeylere uyanmasınlar diye.” Bu cümle sanırım bu kitaba çok uygun. Çok yalın, anlaşılır, sade bir anlatımla Varvara ve Makar’ın birbirine duyduğu dostane sevgiyi, mektuplaşmaları ile anlatmaya çalışır. Eskiden dikkatimizi çekmeyen birçok şeyi, kitabı okumaya başlayınca bir bir hatırlıyorsunuz, adeta kitabı siz yazmışsınız gibi. Sefaleti, insanlar tarafından ciddiye alınmamayı, alay konusu olmayı, hastalığı ve hüznü o kadar iyi betimlenmiş ki bütün duyguları iliklerinize kadar yaşıyorsunuz. İnsan ruhunun her halini anlatma yeteneğinden çok, acının durumunu anlatmış Dostoyevski. Toplumsal meseleleri, insanı ve onun psikolojisini, o günkü şartları çok daha ötesinde yorumlamış. (Spoiler) Kitabı bitirdiğimiz zaman ise Varvara’sız kalan Makar gibi başıboş, ne olup bittiğini anlamamış gibi kalıyorsunuz. Çok etkileyiciydi..
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201976,8bin okunma