Küçük bir iyilik öneri postu
Öneri postu 2 Bir diğer önerim yabancı yazarlardan birisi yani Lucy Score.Yakın zamanda iki kitabını okudum ve çok sevdim.Ama özellikle Küçük bir iyilik gerçekten çok güzeldi.Öncelikle karakterler arasındaki iletişim,diyaloglar bazen hüzünlendiriyor bazende güldürüyordu.Yetişkin karakterler olunca daha da sevdim.Artık liseye giden karakterleri okumaktandan o kadar zevk almıyorum.Ally ve Dominic inanılmaz inatçı bir çiftti.Bence her ne kadar öyle gözükmese de Dominic gerçekten iyi birisiydi.Bazen saçmaladı doğru ama sonunda Ally'i ne kadar sevdiğini anladığında harekete geçti ve bu çok güzeldi.Huysuz ve günışığı trope'larını çok seviyorum ve gerçekten şu ana kadar okuduğum en güzel romantik romanlardan birisiydi.Eğer bir şans vermek isterseniz kesinlikle öneriyorum..Ayrıca kapak tasarımı da çok güzeldi :) İyi okumalar dilerim <3
Seher yeli öneri postu
Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle birlikte yeni bir kitap önerisi postu paylaşmaya geldim.Öncelikle daha önce okumadıysanız ve romantik kurgu okumayı seviyorsanız Seher yeli serisine kesinlikle bakmanızı öneriyorum.Vural ve Zeynep arasındaki o muhteşem çekim şu ana kadar okuduğum hiçbir kitapta bu kadar yoğun değil.İlişkileri ve diyalogları kesinlikle harika.Aynı zamanda benim en sevdiğim kitaptır :) Pukka yayınları kapak tasarımı konusunda da iyi iş çıkarmış bana göre.Romantik kurgu denilince akla gelmesi gereken bir seri.Aynı zamanda bazı kitaplarda çiftler arasında iletişim sorunu vardır.Mesela bir sorun olur ama asla birbirlerine söylemedikleri için sorun daha büyür.Burada öyle birşey yok.Buna bayıldım.Çiftler birbirleri ile konuşuyorlar ve aralarındaki problem neyse kötü veya iyi çözüyorlar.Daha önce böyle bir trope okumamıştım çok sevdim o yüzden.En sevdiğim kitap olarak her zaman kalbimde olacak birde çantamda :) İyi okumalar dilerim..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Venezuela Depremi Karşısında Müminin Duruşu
“Venezuela’da meydana gelen deprem büyük bir afettir. Öncelikle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa, yakınlarına sabır dileriz. Böyle musibetler karşısında ilk vazifemiz merhamet etmek, dua etmek ve imkân varsa yardım etmektir. Deprem gibi hadiseler Allah’ın kâinata koyduğu kanunlar çerçevesinde meydana gelir; bunlar aynı zamanda insanlar için bir imtihan ve faniliği hatırlatan bir ikaz olabilir. Ancak belirli bir depremin ‘şu toplumun günahı yüzünden oldu’ diye kesin hükümler vermek doğru değildir. Böyle bir bilgiye sahip değiliz. Bizim vazifemiz ibret almak, tedbir almak ve mağdurların yanında olmaktır.”
Veda
Öncelikle bana her konuda destek olan, yanımda olan, iyi ya da kötü günlerimde bir şekilde hayatıma dokunan herkese teşekkür ederim. Burada tanıştığım insanlar bana bazen dostluğu, bazen sabretmeyi, bazen de hayatın her zaman istediğimiz gibi gitmeyeceğini öğretti. Hepinizin bende az ya da çok bir izi kaldı. İyi ki yollarımız bir noktada kesişti. Bu yazıyı yazmamın bir sebebi daha var. Buradan da bir "Illegal" geçtiğini bilin istedim. Yaklaşık 1 ay sonra evleniyorum, 2 ay sonra da yurt dışına gidiyorum. Hayat beni bambaşka bir yola götürüyor. Belki de yıllardır alıştığım her şeyi geride bırakacağım. Bunu yazarken bile garip hissediyorum çünkü insan bazı vedaların gerçekten geleceğini hiç düşünmüyor. Birçok kez "Keşke hiç büyümeseydim." dedim. Ama zaman durmuyor. İstesek de istemesek de büyüyor, değişiyor ve yeni hayatlara doğru ilerliyoruz. Sanırım hayatın en zor tarafı da bu; alıştığın şeyleri arkanda bırakmayı öğrenmek. Bu süreçte tartıştığım, kırdığım, kalbini istemeden incittiğim herkesten içtenlikle özür dilerim. Hiçbir kırgınlığı, hiçbir küslüğü ve hiçbir kötü anıyı arkamda bırakmak istemiyorum. Çünkü insan yeni bir hayata başlarken omuzlarında pişmanlık taşımamalı. Eğer birini üzdüysem gerçekten istemeden olmuştur. Hakkınızı helal edin. Benim de herkese hakkım helal olsun. Illegal işte tam da böyle biriydi. Soğuk görünürdü, umursamaz sanılırdı, duygularını kolay kolay belli etmezdi. Bazen egoistti, bazen inatçıydı. Erkekleri sevmeyen, kızlar için gece gündüz aktif olan, gerektiğinde kavga eden, gerektiğinde susan biriydi. Ama her şeye rağmen kendince doğruları için uğraşan, sevdiği insanları korumaya çalışan biriydi. Beni seven de oldu, benden nefret eden de oldu. Hakkımda yanlış düşünen de oldu, doğru tanıyan da. Hiçbirine kızgın değilim. Çünkü herkes beni
#𝙕𝙐𝙈𝙀𝙍_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📢 İyi bilin ki, gönülden tam bir samimiyet ve teslimiyetle yapılan kulluğa lâyık olan yalnızca Allah’tır. O’ndan başka kendilerine bir takım mabudlar ve koruyucular edinenler ise: “Biz bunlara, yalnız bizi Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye tapıyoruz” derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir. Doğrusu Allah, yalancılığı ve inkârcılığı âdet edinenleri doğru yola erdirmez. 3 #Tefsir: 📖 📖 Cenâb-ı Hak, sadece kendisine kulluk yapmamızı istediği halde, bir kısım insanlar, Allah’tan başka mabudlar ve putlar edinip onlara taparlar. Bunlara da, sırf kendilerini Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye taparlar. Nitekim müşrikler putlara tapıyor ve bunların kendileri için Allah katında şefaatçi olacağını ve kendilerini Allah’a yaklaştıracaklarını söylüyorlardı. (bk. Yûnus 10/18) İşin dikkat çeken tarafı, onlar Allah’ı inkâr etmiyorlar, O’nun varlığını kabul edip üstelik O’na daha fazla yakınlaşmak istiyorlar. Fakat meşrû hedefe ulaşmak üzere meşrû olmayan bir yol tuttukları için Allah’ın affetmediği şirke düşüyorlar. Demek ki, kullukta hem hedef doğru tespit edilmeli, hem de o hedefe ulaştıracak vasıtaların doğru olmasına dikkat gösterilmelidir. Bu kâide, Resûlullah (s.a.s.)’in hayatında örneklendiği gibi aslında tüm İslâmî faaliyetlerin temelini teşkil eder. İslâm, putperestliği yasaklar. Hangi bahane ile olursa olsun putlara tapmaya kesinlikle müsaade etmez. Kendilerine göre bir kısım gerekçelerle puta tapanlar ve bu hususta farklı yollara sapanlar hakkında Allah Teâlâ hükmünü verecek ve onlar hak ettikleri cezayı bulacaklardır. Öncelikle düpedüz bir yalanın ve kâfirliğin taraftarı oldukları için, böyle devam ettikleri takdirde, gerçek bir imandan mahrum kalacaklardır. İmandan mahrum olarak öldüklerinde
Sevmek
Sevmek bir eylemdir; edilgen bir duygu değildir. Bir şeyin “içinde olmaktır”, bir şeye “kapılmak” değil. En genel biçimiyle sevmenin etken yapısı, sevmenin almak değil, öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir. Erich Fromm