Gençken, her şeyin icabına bakabileceğinizi düşünürsünüz. Günübirlik yaşarsınız, zamanı avucunuzda dertop edip kenara atabileceğinizi sanırsınız. Hızlanarak giden arabanızın kumandası kendinizdedir sanırsınız. İstemediğiniz şeylerden ve insanlardan kurtulurum, onları geride bırakırım, diye düşünürsünüz. Henüz farkında değilsinizdir, o bıraktıklarınız sonra tekrar tekrar geri döner.
İhanet miydi, yoksa cesur bir hareket mi? Belki ikisi de. Her iki davranış da ihtiyatsızca yapılır: Böyle şeyler bir anda, göz açılıp kapayıncaya kadar olur. Çünkü aslında daha önceden, defalarca prova edilmiştir, sessizlik içinde, karanlıkta. Kör ama sağlam adımlarla, hatırladığımız bir dansı etmeye gider gibi ilerleriz.