Adalet dilenmekle ve başkalarını kendine acındırmakla ulus işleri, devlet işleri görülemez; ulusun ve devletin onuru ve bağımsızlığı güven altına alınamaz.
Adalet dilenmek ve acındırmak gibi bir ilke yoktur. Türk ulusu, Türkiyenin yarınki çocukları, bunu bir an uslarından çıkarmamalıdırlar.
Mecliste çoğunlukta olan partinin, hükümet kurma işini azınlıkta bulunan bir karşı partiye bırakması hiç söz konusu olamaz.
Kural ve yöntem gereğince ulusun çoğunluğunu temsil eden ve özel amacı belli olan parti, hükümeti kurma sorumluluğunu üzerine alır ve kendi amaç ve ilkelerini yurtta uygular.
Ulus ve ordu, kurtuluş yolu düşünürken bu atadan gelen alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor. Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavramaya yetenekli değil. Bu inançla bağdaşmaz görüş ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline! Hemen dinsiz, vatansız, hayın, istenmez olur.
Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Atatürk'ü seversiniz sevmezsiniz o size kalmış ama en azından dönemin baş aktörünün ağzından bilgiler almak önemliydi. Vahdettin ve Çerkez Ethem'in hainliğini açık açık belirtmesi bile öyle miydi böyle miydi türünden tartışmaları bitirecek cinsten. Atatürk'ün yola beraber çıktığı arkadaşlarıyla da zamanla fikir ayrılıklarına düşüp yollarını ayırması aslında ne kadar da yalnız bir adam olduğu gerçeğini ortaya çıkarıyor. Arada bazı tutanak ve telgraflar okumayı zorlaştırıp bünyeyi baydığı oluyor ama sonuçta önemli bir eser.
SöylevMustafa Kemal Atatürk · Türk Dil Kurumu Yayınları · 196634,4bin okunma