onimaru

Eskiden, benim yanımda, bir nevi terbiyeli duruşu vardı. Şimdi beni nerede görse, adam yerine saymıyor. Onu bir köşede sıkıştırıp dövmek istiyorum
Sayfa 70
Reklam
Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?
Sayfa 61
Oysa, ben İstanbul'dan çıkarken bütün ıstıraplarımın kaynağının kafamda olduğuna karar vermiştim. Ve onu orada bırakmak istemiştim. Burada, hiç bir şey düşünmeyecek, metafizige tamamiyle veda edecek ve bir köylü nasıl yaşıyorsa öyle yaşayacaktım. Tamamıyla onlara karışacaktım. Lakin işte görüyorum ki bir çanak suda bir damla zeytinyağı gibiyim. Ne karışıyorum ne de dibe çökebiliyorum.
Sayfa 60
Ölmeye razı olmak... Şimdiye kadar hangi milletten bu kadar ağır bir şey istenilmiştir?
Sayfa 59
Gözlerinde yaş var mıydı? Gözleri yaşlı mıydı? Bilmiyorum. Aramızdaki bütün anlaşmazlıklara rağmen yeryüzünde o benim tek dostumdu.
Sayfa 49