Ortaokulda öğretmenimin dayatmalarıyla okumaya çalıştığım, sıkıntıdan sonunu getiremediğim bu romanı, yıllar sonra tekrar okuyunca büyüdüğümü hissettim. Yaşlı bir adamın sayfalar boyunca bir balığın peşinden gidişini bu kadar keyifle okuyacağımı tahmin etmezdim.
Hemingway'in okuduğum bu ilk kitabı, yaşlı balıkçının balık tutmadan geçirdiği seksen dört günün ardından yaşadıklarını anlatıyor. İşine tutkuyla bağlı bu adamın zorlu yolculuğunu okumak hayranlık uyandırıcı. Balıkçının sabrı ve azmi, onun küçük yardımcısı Manolin'in temiz kalbi göz dolduracak cinsten. Okuyan herkesin kendine göre bir anlam çıkaracağını düşünüyorum. Kısa ama dolu roman.