Ne menem bir hayatın içinde yaşam savaşı veriyorlardı. Feryattan beslenen topraklarda iyilikten medet umuyorlardı.
Bizim burada çocuklar ağıtsız büyümez, demişti Rawa.
Öbür tarafta bildiği cehennem bu dünyanın ta kendisi değil miydi?
Yönetici diye geçinenler bu dünyanın zebanileriydi ve akla hayale sığmaz kanunlarla günahkâr kulları yalnızca kadınlar seçerek işkence çektiriyorlardı. "Anne..." dedi hıçkırıkları arasında.
"Söyle, yavrum."
"Öbür dünyada cehennem diye bir şey yok."
"Neden yok?"
"Çünkü cehennem tam olarak bu dünyanın ta kendisi!" diye cevapladı. Saçlarını okşayan şefkatli ellere sığınırken, küçücük, virane evinden evrene tarazlı sesiyle fısıldadı:
"Çünkü özgürlüğü kız çocuklarına vermekten korkuyorlar. Çünkü haklı çocuklardan korkuyorlar!"