"Sen çok duygusuz bir kızsın. Ne yaptın duygularına, söyle. Niye böyle kötü olmak istiyorsun? Nedir bu kötü olma arzusu? Karşındaki yaşlı bir kadın, utanmıyor musun?"
Behzat Yargıcı onun kalbini sorguluyordu. Neler yaşadığını bilmeden, barındırdığı sevginin ölçüsünden habersiz tartışarak onu kırıyordu. Efraz'ı bir öfke dalgası kapladı ki, küçük kız kendinden kaçacak delik aradı.
Kalbimi küçümsemek senin haddine değil!
Kaybettiği, esasen hiç kavuşamadığı çocukluğunuzu başkalarında bulabilirdiniz. Sımsıkı sarılmayı isterken haklı sebepleri önünüze sunarak isyanı önleyenlere karşı tutunduğunuz öfke o anda kabarır, istemekle kalırdınız. Tatmin etmeyen sebepler sizin kininizin çakmağı olur, yeri geldiğinde o çakmakla çocukluğunuzu elinizden alanı yakardınız.