ONUR MURATOĞLU

ONUR MURATOĞLU
@onrmrtoglu
Sadece bilmek yetmez, bilgiyi kullanmak gerekir. Sadece istemek yetmez, harekete geçmek gerekir. #vongoethe #rezonanskanunu Hakikat vurur ve yoluna devam eder. #levhimahfuz
#kader
Kader ya da karma... Defter ve kitabın iç içe geçmiş halidir. Kitaptır çünkü tekamül sorularını biz hazırlar, biz sorarız. Defterdir çünkü, cevaplari sen doldurursun. Kitap, karşına çıkan etkidir. Defter ise verdiğin tepki. Kader ayetlerinde defter ve kitabın dışında üçüncü bir deyimle daha karşılaşırsın ki o da: "yazılmış kitap”tır. Kur'an kitapların yazılmış" olduğuna her yerde vurgu yapmaz. Siccin ve İlliyyun'dan bahsederken, "yazılmış kitap" vurgusunun yapılması kader defterine bir göndermedir. Kur'an, kader hakikatini işte bu ince ayrımın içine gizlemiştir. Tipki yeniden diriliş gibi, kader bilgisi de farkındalığın belli bir olgunluğa ulaştığında öğrenilmesi gereken kadim bir bilgidir. Gerçek kader, suç kavramını ortadan kaldırır. Belli bir olgunluğa sahip olmayanların bunu idrak etmesi kendisi için erken ve ötekiler için de tehlikelidir. Kader, geçmişten geleceğe baktığında bir defterdir. İçi senin tarafından doldurulmayı bekleyen boş sayfalarla doludur. Kader. gelecekten geçmişe baktığında ise bir kitaptır. Çünkü, senin hakkındaki hüküm zamansızlık boyutunda çoktan verilmiştir. Tüm yaşamlarının bütün anlarının kayıtlı olduğu o kitabın kapağı hologramlıdır. Gelecekten bugüne baktığında kapakta "Nasıl tekamül ettim" yazar. Bugünden geleceğe bakıldığında ise kapakta okunan "Bir şekilde tekamül edeceğim"dir.Er ya da geç tekamül etmen... Bütün senaryo, bu amacın bir aracıdır.
Alıntı
Reklam
#karma
Karma felsefesi de Tanri nezdinde cezanın olmadığını anlatır. Sadece geri-dönüşler vardır. Seçimini yaparsın. Ve karmanda bunun geri dönüşlerini yaşarsın. İyi ya da kötü, yaptığın her şey sana geri döner. Karma, ruhun etki-tepki yasasıdır. Bir Insanı öldüren, bir katil karması yüklenmiştir ki, ona Tanrının ceza vermesine hiç gerek yoktur. Kimsenin ettiği kimseye kalmamış, katil karması kişisel cehennemde temizlenene dek onu rahat bırakmayacak ağır bir kader yükü haline gelmiştir.
Alıntı
#bagislanmak
Tanri insanı suçlamaz. Suç olarak gördüğün, parçasıdır. İyiyi yaratan kötüdür. Kötü olmasaydı iyi, iyi olmaz, mutlak normal olurdu. Tanri katında suç, baştan bağışlanmıştır. Sen kutsalsındır, senin deneyimlerin de öyledir. Yanlış davranışlarının bedelini sana sonuna kadar ödeten bir sistemde, suç gerçekten bağışlanmıştır. Ben, her zaman senin iyiliğini önde tutarım, sana acı çektirmekten zevk almam, seni her koşulda desteklerim ve sana küsmem. Suç işlemiş bile olsan seni sevmekten vazgeçmem. Herkes benim sadece Musa'yı sevdiğimi zanneder. Gerçek Tann, Firavun'u da sever...
Alıntı
#Rab
Hani Rabbin Adem oğullarının sırtlarından hürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" [demişti de] : "Evet [Rabbimizsin], şahid olduk" demişlerdi. [Bu] Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik dememeniz içindir. Güzel Kur-an'ın Araf Suresi 172. Ayeti Bu ayet, ilk bakışta Tanrin önünde secde etmekte olan Insanları çağrıştırır. Ademoğullan Tannyı yüceltmek için biraraya toplanmamışlardır. Onlara bir briefing verilmektedir. Ademoğlu, varoluş sırlarına vakıf olmaktadır. "Evet" cevabı aynı zamanda, ruhun tekamül serüvenine kendi özgür iradesiyle karar verdiğinin simgesidir. Tanri, Ademoğullan'na Rab olduğunu doğrulatmaktadır. Rab, tekâmül ettirendir. Fizikselleşmeden önce Insan ruhuna, “aşağıda" tekamül serüveni yaşayacağı ikrar ettirilmiştir. *Kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı” ile kastedilen ise tekamülün nefsin arındırılma süreci olduğu bilgisidir. Her şey, ruhun nefsten arınmayı başararak tanrisal olmayı hak etmesinden ibarettir. Rab.... Varoluşun gizli kodlan Rab kelimesinde düğümlenir. Ruh, Insan olunca, Tanri da Rab olmuştur. Rabb'ın olduğu her yerde eğitim vardır. Rabbin eğitimi teorik değil, pratiğe dayalıdır. Kehf Suresi'ndeki Hızır ve Musa arasında yaşananlar Rab kavramının ve onun eğitim programının açılımıdır.
Alıntı
#Arınmak
İnsan, tek öğretmeninin doğruluk olduğunu sanır, oysa yanlıştan da doğruluğu öğrenebilirsin. Doğru yoldan gidenler ya da yanlış yola sapanlar, bunların hepsi öğrenir ve bir sonraki yaşamına bir üst basamakta, daha yüksek bir bilinçle başlar. Yanlış yoldan gidenler, eksi karmik yükle yoluna devam edecekleri için bir üst basamakta işleri daha zordur. Azap, eksi kader yüküdür. Doğruluğun edinimi olan "ecir" ise, sonraki haftaya devretmiş artı bakiyedir. Kişisel cennetini yaşayabilmen ve iç barışını tesis edebilmen için eksi yüklerinden arinman şarttır.
Alıntı
Reklam