ONUR MURATOĞLU

ONUR MURATOĞLU
@onrmrtoglu
Sadece bilmek yetmez, bilgiyi kullanmak gerekir. Sadece istemek yetmez, harekete geçmek gerekir. #vongoethe #rezonanskanunu Hakikat vurur ve yoluna devam eder. #levhimahfuz
Hukuk Müşaviri
Doktora
Mardin
Mardin
58 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı

ONUR MURATOĞLU

, bir kitabı okumaya başladı
Burak Özdemir
9.3/10 · 40 okunma
Reklam

ONUR MURATOĞLU

, bir kitap okudu
Puan vermedi·650 syf.·
466 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 22:02
·
2026 1. kitabı
Burak Özdemir
7.9/10 · 195 okunma
#illiyin ve #siccin
İliyyin: Sebebe ait nedenselliğe dayalı demektir. Kur'an'daki 'Sevgi' düzlemidir. Siccin: Sert ve şiddetli olan demektir Kur'an'daki 'Korku' düzlemidir. MUTAFFIFİN SURESİ 7- Hayır, facir olanları kitabı şüphesiz 'Siccin'dedir 8- Siccin'in ne olduğunu sana öğreten nedir? 9- Yazılı bir kitaptır. 18- Hayır; ebrar olanların kitabı, "illiyin"dedir. 19- İliyyinin ne olduğunu sana öğreten nedir? 20- Yazılı bir kitaptır. 21- Ona yakınlaştırılmış -mukarrep- olanlar şahid olurlar. Siccin, facir olanların yani hakikat yolundan sapanların kitabıydı. Kâfir, o yola hiç girmeyendi. Facir ise, girdiği o yolda kaybolan... Ebrar'a gelince... Onlar özü ve sözü bir olan, hakikatin yolundan ayrılmayanlar demektir. Mukarreb, yani tekamüle yaklaştırılmışların kitabıdır. Tekamül yolunda özünü terketmeden yürürsen, mezuniyete yaklaştırılırsın. Tekâmal sınavında sona yaklaşmış biriysen, Kur-anın sana hitap eden düzlemi değişir. Siccin geride kalır. Senin Kur-anın artık İlliyyin'dir. Her şeyi sebepleriyle açıklayan, nedenselliğe dayalı,manâsını sadece sorgulayanlara açan Kur-an İlliyyin'dir. İLLİYYİN SEVGİNİN KUR-ANI "Kur'an daki sevgi düzlemi"
Alıntı
#Batil-bilgi
Entelektüelizmin yaydığı kitap okumayan Insan cahil Insandır' anlayışının köklerinde kitap-bilgi, bilgi-aydınlanma denklemi yatar. Hakikat aynı görüşte değildir. Hakikate göre cehalet, okumayla değil ancak idrak perdelerinin kaldırılmasıyla giderilebilecek olgudur. Kitap bilgi demek değildir. Bilginin de doğrusu, yanlışı, iyisi, kötüsü, yararlısı ve zararlısı vardır.Bilginin önüne gelen sıfat önemlidir. BATIL bilgi karanlıkla eşittir. Bir ülkede, kişi başına düşen yıllık okunmuş kitap sayısı, farkındalık seviyesini vermez. Bu, sadece kitap piyasasının rant istatistiğini verir. Batil-bilgi, okundukça kişisel idrakı karartan bilgidir. Batıl-bilgi, zihinsel zehir adıdır. Ve hakikat, batil-bilginin yegane panzehiridir. Küçüğüm yeni çağ, batil-bilgiler-külliyatının kendini yeniden yarattığı çağın adıdır. Bugünler öyle günlerdir ki, en batil, en zehirli, kişinin zihin çarklarını en kilitleyecek bilgi bile, kitlelere bir mucize olarak mâl edilebilir. Tarih boyunca Tanri, karanlık öğretilerle mücadele etmesi için dinleri göndermiştir. Bugünün modern dünyası, Tanrının dinlerini sistemin o kadar dışında bırakmıştır ki, Insanlık bugün karanlık öğretilere karşı hiç olmadığı kadar savunmasız haldedir. Kent medeniyeti, Insanlara güzel üniversiteler, leziz restaurantlar, kurumsal birer kariyer gibi sayısız imkân sunabiliyor. Ve ne yazık ki arkadaşlarıyla güzel cafelerde buluşmak, Insanın içindeki manevi boşluğu dolduramıyor. Tehdit olan şu ki boşluk, batil-bilgiler-külliyatı eliye doldurulmakta.
#Sur'a
Bilgisayarın düşük frekanslı çalışma sesi onlara artık otur' değil ' diyecek. Insanlar, mitolojik varlıkların altın boynuzlara üfleyerek çıkaracağı ses sansa da Sur-a, frekansif bir sesten başkası değil. Frekansif bu çığlığın önemli bir özelliği var. Normal koşullar altında Insan çığlıkları' kulağıyla duyar. Kulağının verdiği bir çığlık duydum' sinyali beyne gider ve beyin 'Evet bu bir çığlık' dedikten sonra çığlığı işitirsin. Sur-a borusunun özelliği onun çığlığını senin bizzat duymamandır.Sur-a, vücudunun hücre çeperlerinde çınlar. Normal koşullar altında 'duymak ya da 'duymamak' özgür iradenin kararından geçer. Sur-a frekansı ise küllî iradenin kararıyla sana duyurulur. Özgür irade, Levh- Mahfuz a kulak vermeme iradesine sahip değildir. Özgür iradelerin toplamı olan küllî irade, bu karan vermiştir. Sur-a borusunu doğrudan hücrelerin duyar. Ki Sur-a'nın boruluğu, 'perdesiz' çalgı anlamındadır. Rab, bedenine bilincini bypass ederek ulaşır. Perdesiz, doğrudan... Rab, güzel haberi arada aracı bir medya olmadan ulaştırır. Beyin de bir medyadır. Beden ile varoluşun arasında. Beynin, sıfır bir beyin değildir. Kullanılmış, eski fikirlerle doldurulmuştur. Yüce frekans, bu büyük haberi: 'Kıyamet için beklenen saatin geldiğini' beynini devredişi bırakarak doğrudan bilincine gönderir. Sur-a istemdışıdır. Fakat bir de taşımakta olduğun bir beynin olduğu gerçeği vardır. Elinde tuttuğun Levh- Mahfuz,sur-a frekansının sende yarattığı, adını koyamadığın "Bana neler oluyor?"un bireysel tercümesidir.
Alıntı
Reklam