ONUR MURATOĞLU

ONUR MURATOĞLU
@onrmrtoglu
Sadece bilmek yetmez, bilgiyi kullanmak gerekir. Sadece istemek yetmez, harekete geçmek gerekir. #vongoethe #rezonanskanunu Hakikat vurur ve yoluna devam eder. #levhimahfuz
#hayattaöyleanlarvardırki
Ruhbilimcilerin dediğine bakılırsa hayatta öyle anlar vardır ki, günaha –ya da toplumun günah saydığı şeylere– duyulan tutku kişinin huyuna öylesine el koyar ki, bedenin her lifi, beynin her hücresi sanki ürkünç itkilerle ayaklanır. Böyle zamanlarda kadınlar ve erkekler iradelerinin bağımsızlığını yitirirler. Kurgulu birer makine gibi kendilerini bekleyen sona ilerlerler. Seçme yeteneği ellerinden alınmıştır. Vicdan öldürülmüştür, varsa da salt başkaldırıya çekicilik katmak dikbaşlılığı sevimli göstermek için yaşamaktadır. Çünkü bütün günahların kaynağı, dinbilimcilerin bıkıp usanmadan söyledikleri gibi, büyük sözünden çıkmaktır. Günahın sabah yıldızı olan o yüce ruh cennetten kovulduysa isyankâr olduğu için kovulmuştu.
Alıntı
Reklam
#geçmişvedüşler
Geçmiş her zaman ortadan silinebilirdi. Pişmanlık, unutkanlık, yadsımayla başarılabilirdi bu. Gel gör ki gelecek, kaçınılmazdı. Dorian’ın içinde, ihtiyaçları olan müthiş çıkış yollarını er geç bulacak olan tutkular, kötülüklerinin gölgesini gerçeğe dönüştürecek olan düşler yatıyordu.
Alıntı
#iyiniyet
“İyi niyetler bilimsel kuralların işine karışmak için yapılan boşuna girişimlerdir. Çıkış noktaları da katıksız kibirdir, sonuçları kocaman bir sıfır. Zaman zaman bize kısır gene de zevkli birtakım duyguların lüksünü yaşatırlar ki zayıf kişilere bu epey çekici gelir. İyi niyet konusunda söylenebilecek tek olumlu şey budur. İnsanların para yatırmadıkları bir bankanın hesabına yazdıkları bir çekten başka bir şey değildir, iyi niyet.”
Alıntı
#gençkalmanıngizi
Genç kalmanın gizi, yüze yakışmayan duygulardan uzak durmaktır.
Alıntı
#insanyaşamınıincelemek
Böylece o da kendi kendini mikroskop altına koyarak incelemekle işe başlamış, sonunda başkalarını didikleyip inceler olmuştu. İnsan yaşamı: Lord Henry’nin gözünde incelemeye değer olan tek şey buydu. Bu kadar değerli bir şey olamazdı. Gerçi inceleyen kişi yaşamı acılarla sevinçlerin karışımıyla dolu olan deney tüpünün içinde gözlemlerken, yüzüne camdan maske takamıyor, zehirli buharların beyni etkileyerek imgelemin garip fanteziler, şekilsiz hayallerle zonklamasını engelleyemiyordu. Öylesine sinsi zehirler vardı ki, insanın onların niteliklerini ayırt edebilmesi için onlarla zehirlenmesi gerekti. Gene de bu inceleme en sonunda insana nasıl da şahane bir ödül veriyordu! Dünya insanın gözünde nasıl da harikulade olup çıkıyordu! Tutkunun o tuhaf, katı mantığını ve zihnin duygusallıkla renklenen yaşantısını fark etmek, bu ikisinin nerede bir araya geldiklerini, nerede ayrıldıklarını, nerede uzlaşıp nerede çatıştıklarını gözlemlemek... Ne büyük bir kıvanç gizliydi bunda! Pahası kimin umurunda? Hiçbir heyecanın bedeli aşırı yüksek sayılmazdı.
Alıntı
Reklam