Hayatın karanlık ve korkunç yanlarından yakayı sıyırmış olanlar benim gaddarlığımı, bu son faciamız karşısındaki öfke krizlerimi kolaylıkla suçlayacaklardır; çünkü onlar neyin yanlış olduğunu herkes gibi bilseler de azap çekmiş insanların başlarından nelerin geçmiş olabileceğinden habersizdirler. Ama pek çok zorluk atlatmış, sonuçta hayatını dibine kadar yaşamış olanlar daha hoşgörülü olacaklardır.
Ne yapacağını bilemeyen, allak bullak olmuş altı milyon insan, silahsız ve tedariksiz, arkalarına bakmadan kaçıyordu. Uygarlığın darmadağın oluşunun, insanlığın toplukıyımının başlangıcıydı bu.
"Korkaklık etme!" dedim. "Korkudan aklın başından gitmiş senin. Bir felaket karşısında yıkılıp gidecekse din ne işe yarar? Bir düşün bakalım, depremler ve seller, savaşlar ve yanardağlar bugüne kadar ne işler açtı insanların başına. Tanrı'nın Weybridge'i bütün bunlardan bağışık kıldığını mı sanıyorsun?.. Tanrı sigortacı mı, be adam!"