İnsanlar şehirler gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, bir kaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi. Ama bir şehri yaşanabilir kılan şey iyi yönleriydi.
Televizyonlarda her kanal geçişimizde karşımıza çıkan "töre,zengin-fakir, yaşlı-genç" çatışmaları görmeye alışırız da sonra çok farklı türden bir dizi ile karşılaştığımızda nasıl kitlenip kalırsak; şu an da 100. sayfaya geldiğimde ben de tam olarak bu duyguyu hissettim. Farkettim ki hep aynı türden kitaplar okuyorum ve kitap okumaktan bir nevi soğuyor gibi hissediyordum kendimi meğerse farklı tarzlara yönelmiyormuşu. Sayın Haig bence bu noktada güzel bir kurgu yapmış ve şu anda beni içine çekti.
Gece Yarısı Kütüphanesi