İnsanlar şehirler gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, bir kaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi. Ama bir şehri yaşanabilir kılan şey iyi yönleriydi.
"Sevgilim Nedretam,
Lütfen çocuklarımıza yüzlerce defa, hatta sana zahmet olmayacaksa binlerce defa, onları ne kadar çok sevdiğimi söyle."
Tutulduğu esir kampında, gördüğü işkenceler araında şu naifliğe bakar mısınız.
İnsanın evladı olunca demekki böyle sahnelerden binlerce kat daha fazla etkileniyor. Kıymet bilmek çok mu zor ki?