Onur Duran

Onur Duran
@onurduran_67
“İnsan bazen sadece anlaşılmak istiyor.”
Ön lisans
İstanbul
Zonguldak, 15 Nisan 2000
1053 okur puanı
Ocak 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·48 syf.·
2022 6. kitabı
Yine Stefan Zweig’ın kısa süre için farklı bir kişi olmanızı sağlayan eseri: Bir Çöküşün Öyküsü. Açıkçası bunun gerçek bir hikaye olduğunu öğrendikten sonra, kitabın arkasında yazıyor, daha etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Kişilik analizini, kahramanının ruhsal durumu çok iyi anlattığını düşündüğüm Stefan Zweig’ın bu kitabında, bakış açınıza göre iki farklı insanın çöküşünü görebilirsiniz: sürekli göz önünde olan, herkesin imrendiği ve çevresinde pervane olduğu bir kadının çöküşü ya da kendi çıkarları için ülkesine zarar vermiş bir aristokratın çöküşü. Bu ikisinin ortak bir noktası var: insanlar. Yaşama amacı insan olan bir kadının çevresindeki herkesi kaybetmesiyle yaşamının bitişini anlatıyor. Herkesin çevresinde olduğu bu kadın nasıl mı yalnız kalıyor? Sürgün edilerek. Ülkesine verdiği zarardan dolayı kral tarafından sürgün ediliyor ancak bunun uzun sürmeyeceğine inancı o kadar fazla ki açıkçası ben bile okurken acaba nasıl geri dönecek diye düşünmüştüm. En çok güvendiği şeyse yine çevresindeki insanlar. Gücünü kaybetmesiyle birlikte onların da hepsi ortadan kayboluyor ve kendini gerçek anlamda yapayalnız buluyor. Başlarda eskisi gibi olacağına inancı olduğu için soğukkanlılığını koruyabilse de bu sadece 3 gün sürüyor. Bu derece unutulması ve kimsenin onun gidişini umursamamasıyla sonunda 3. günde çıldıracak seviyeye geliyor. İnsanlarla oynamaya bu kadar alışan bu kadın kendisine oynayacak köylüler bulsa da bu onu tatmin etmiyor, tatmin etmekten çok küçük düşürüyor. Bu kadar küçük düşmeye dayanamayan kadın bir plan yapıyor ve bu planla unutulmayan biri olacağını düşünüyor. Ayrıca şunu da paylaşmak istiyorum: Ölümsüzlük planı içindeki partilerini yaparken Fransa’da doğu kültürü moda oluyor ve şato, kıyafetler buna göre yeniden düzenleniyor, Türk tatlıları ve
1000k
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·83 syf.·
2022 2. kitabı
Kitap bir geminin limandan hareket etmesiyle başlar. Ünlü dünya şampiyonu Mirko Czentovic gemiye binmiştir.Öykünün kahramanı, arkadaşının uyarmasıyla şampiyonu farkeder ve O’nunla tanışmak belki de bir maç yapmak için çeşitli denemelere girişir. Bu denemelerin ortasında iş rayından çıkar. Olayların akışı ana karakter tarafından kontrol edilemez bir biçimde gelişmeye başlar. İki ana karakter etrafında yer alır kurgu: Czentovic ve Dr. B. İyi ile kötünün, siyah ile beyazın karşılaşması. Dünya satranç şampiyonu olan Czentovic, yetim kaldığı için bir papaz tarafından büyütülen, zar zor okumayı öğrenebilen, zekası yetersiz, dünyaya ilgisiz, duygusal açıdan da oldukça sığ biridir. Başka tüm alanlara kapalı olan aklının satrançta inanılmaz derecede başarılı olduğu tesadüfen ortaya çıkar. Ancak kabalığı ve kültürsüzlüğü ile sadece paraya önem verir. Dr. B. ise Avusturya’lı bir avukattır. Nazi yönetimi tarafından, saray ve kiliseden olan müvekkilleri hakkında bilgi edinmek amacıyla tutuklanır. Toplama kamplarına gönderilmez ama başka bir psikolojik işkence yöntemi uygulanır: Hiçlik duygusu ile benliğini yok etmek. Tek başına, yanına kalem bile verilmeden, insan yüzü görmeden bir otel odasında yaşamak zorunda bırakılır. Bir gün sorgulama için beklerken bir kitap çalar. Bu kitap, bir satranç albümü, yüz elli ustanın oyunundan oluşan bir toplamadır. Dünyaya tutunacak başka bir dalı olmayan Dr. B., bu kitaptaki her oyunu kafasında defalarca oynamaya başlar. Dünyası siyah-beyaz taşlar üzerine kuruludur artık. Ancak, aklını yitirmemek için sarıldığı bu oyun onu deliliğin sınırına getirir.
1000k
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma
Puan vermedi
Bir Stefan Zweig öyküsü. tutkunun bir kadına neler yaptırabileceğini ve davranışlarımızın her zaman rasyonel sebeplere dayanamayabileceğini anlatmaya çalışıyor zweig. psikoloji ile alakalı kitapları okumayı sevdiğimden, insan ruhunun derinliklerini araştıran öyküler de ilgimi çeker hep. Bir kadının yaşamından 24 saat bu açıdan çok etkileyici. psikolojik öykü olduğundan sıkıcı olduğu sanılmasın, aksine çok akıcı ve sonunu merak ettiriyor.
1000k
Bir Kadının 24 SaatiStefan Zweig · Varlık Yayınları · 1957151bin okunma