insan yaşamı sınırlıdır, varlığı akışkandır, eğilimi belirsizdir, tüm bedeni çürümeye yatkındır, ruhu girdap gibidir, kaderi anlaşılmaz ve ünü muallaktır. kısacası tüm beden bir nehir gibidir, ruh ise rüya ya da hülya gibidir
dışarıdan başına gelen bir olay mı üzüyor seni¿ iyi bir şey öğrenmek için kendine boş vakit yarat ve aylak aylak gezinmeye son ver. diğer bir hataya da dikkat etmelisin artık: hayatta yıpranmış, dürtüsünün ve düşüncesinin tamamını yönlendirecek bir amaca sahip olmayan kimseler, yaptıkları işlerde ahmakça davranır.
asağılıyorsun, bizzat kendini aşağılıyorsun ruhum! kendini onurlandıracağın zaman gelip geçiyor. çünkü herkesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin.
şimdiye kadar, nasıl bir düzenin parçası olduğunu ve düzeni muhafaza eden akışın ne olduğunu temellendirmediysen, bundan böyle bunları idrak etmeye ihtiyacın var; eğer zihnindeki sisleri aydınlatmak için kullanmazsan sana sınır çizen zamanın da belirlenmiş bir sınırı olduğundan o gidecek, sen gideceksin ve bu yaşamın tekrarı mümkün olmayacak.
... bu yüzden de kaçınılmaz olan ilkeleri yaşama göre düzenlemeyi; öfkenin ya da başka bir duygunun herhangi bir şekilde açığa çıkmasına izin vermemeyi, buna karşın tutkudan azade özgürlüğü en büyük insani hassasiyetle bağdaştırmayı; abartmadan övmeyi ve böbürlenemeksizin sağlam bir eğitimden geçmeyi öğrendim