Bir zamanlar, annesinin kitaplarından birinde okuduğu yıldızları ayırt etmenin yolunu anımsadı. Newton’ın, ışığı, üçgen bir prizmadan geçirip renk yelpazesine ulaşma yöntemiyle yıldızların yaydığı ışık da renklere bölünüyordu. Buna ışık spektrumu deniyordu. Işık, elektromanyetik alandaki dalgalardan oluşuyor ve kırmızı, en düşük frekansa sahip olan renk olarak biliniyordu. Maviyse en yüksek frekansa sahipti. Dolayısıyla, ışık spektrumu kırmızıya kayan bir yıldız, dünyadan uzaklaşıyor, spektrumu maviye kayansa, dünyaya yaklaşıyordu. Ancak uzun incelemeler göstermişti ki, dünyanın çevresi, kırmızı spektrumlu yıldızlarla doluydu. Her şey ve herkes dünyadan uzaklaşıyordu. Doğumundan itibaren, her şeyin ve herkesin Asil’den uzaklaşması gibi. Hepsinin rengi kırmızıydı. Kan rengi. Acının rengi. Terk edenlerin sırtlarının rengi. Asil’den çektikleri kanın sırtlarına bulaştığı, terk edenlerin rengi. Uzaklaşan yıldızların rengi. Dünyanın bütün batan güneşlerinin rengi. Doğduklarında, artık başka hayatları aydınlatıp ısıtacak olan güneşlerin veda rengi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“İtme gücü, çekim gücünden şiddetlidir.”
İnsanlık, sosyalleştiğinden beri, iyilikten, hayali bir mıknatıs yaratıp, tarafından çekilmeyi beklemiş, ancak çekim gücü, insanlığı bir araya getirmeye yetmemişti. Çünkü gerçek değildi. Çünkü insan hayatı, iyilik topraklarında geçiniyordu. Gerçek olan kötülüktü. Beş duyudan beş kez geçip, duygu ve düşünce doğurtacak olan, kötülüktü. Ve amaç sınırı geçmekse, bu sadece kötülüğün itme gücünün kullanılmasıyla olanaklı hale gelecekti. İnsanlığın iyiliğe yönelmesinin tek yolu, kötülükten kaçması olacaktı.
İyilik, bütün iletişim araçlarında reklamı yapılan, ancak özel sektöre ait hiçbir stokta bulunmadığı için satılamayan bir üründü. O kadar İnsanlık gerçekliğinde daha fazla karşılığı yoktu. Kusursuz bir simetriye sahip yüz ve beden kadar, sahip olunabilmesi olanaksız ve plastik bir ürün.