Gösterebilir misin bana
Sonrasız sadık bir yürek?
Senin güneşinin
Sevgi dolu gözleri var mı
Beni tanıyabilen?
Yıldızların yakalıyorlar mı
Benim istek dolu ellerimi?
Veriyolar mı bana yine
O sevecen teması?
Sen misin renklerle
Ve hafiften süsleyen onları
Ya da gece miydi
Senin süslerine
Daha yüce ve sevgi dolu anlam kazandıran?
Sabır, yüklendiği rol gereği bir tuğlaya,sadakat ise bir köke benzer. Sabır acelenin sadakat ise tüketimin panzehiridir. Bu iki duyguyu fiziksel bir imge olarak düşünmek istersem sadece minik tuğlalar ya da kökler geliyor aklıma. Dostluk tuğlalarla örülür, kökler sayesinde gelişir.
Büyük yürüyüşçüler olmamız gerekiyor. Birbirimizin yanında ayakkabılarını giyerek yürümeli, yürümeli ve yürümeliyiz. Dünyaya geldiğimiz ve gideceğimiz günü düşünerek yürümeliyiz. Temelleri artık yargı ve önyargı değil, alçakgönüllülük ve anlayış üzerine kurulmuş bir dünya için yürümeliyiz.