·
Okunma
·
Beğeni
·
5,9bin
Gösterim
Adı:
Geceye Övgüler
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
42
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754586916
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Hymnen an die Nacht
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Novalis (1772 - 1801)

Yirmi dokuz yıllık kısacık yaşantısına karşın yazdıklarıyla Romantizm akımını ateşleyen en önemli öncülerdendi. Endüstrileşmenin insanlık üzerinde ağır etkilerinin görüldüğü bir çağda, aşık olduğu (ve nişanlandığı) Sophie von Kühn'ün ölümünün ardından yazdığı Geceye Övgüler (1800) dünya edebiyatında toplumsal ve bireysel acıların keskin bir duyarlıkla dile getirilişinin en çarpıcı örneklerindendir. Bu kitapsa, altı bölümlük bu önemli yapıtı Almanca aslıyla ve iki versiyonuyla sunarken, çevirmeni Ahmet Cemal'in yazar, yapıt ve akımı anlamamızı kolaylaştıran derinlikli önsözüyle açılıyor.
84 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
“Daha şimdiden artık insanlar için kitaplar değil, fakat giderek artan ölçüde ‘sezonun kitabı’ düşünülüyor...” diyor Stefan Zweig ve ekliyor “bu durum karşısında yapabileceğimiz tek bir şey kalıyor: Kendimize kaçmak.”

Novalis, 1772-1801 yılları arasında yirmi dokuz yıllık kısa bir yaşam sürmüştür. Alman romantizmin en önemli temsilcilerinden biridir. Sophie von Kühn’e aşık olmuş ve henüz 15 yaşında öldükten sonra ağır bir acı, yas ve melankoliyle Geceye Övgüler adlı eserini bize sunmuştur. Johann Wolfgang Von Goethe’nin Genç Werther'in Acıları eserinden sonra Alman edebiyatında en sarsıcı ikinci eseri bu kitap ile vermiş Novalis.

Kitabın bir sayfasının Almanca ve yan sayfasının da Türkçe olması bende tuhaf bir his uyandırdı doğrusu. Kitapların önsözlerini okumayı hep sevmişimdir, bu kitabın önsözünü okumadan yoğun bir hisle kitaba devam edebileceğinizi pek sanmıyorum. Türkçe’ye çevirisi ağır olmamış ve şahsen bende William Shakespeare tadı bıraktı diyebilirim.

Aklı gecede ve derin bir uykuda. ‘Gece’ bana bir nevi ölümü ve intiharı anımsattı. Fakat kalbi gündüzde, sanki hep bir umut varmış gibi. Okurken acıyı derinden hissedebiliyorsunuz.


Ey kutsal uyku!
Cimri davranma mutlu etmekte
Geceye adanmışları-
Dünya halinin bu koşuşturmasında.
84 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
İsminden de anlaşılacağı üzere Novalis,gerçek insan zamanını gecede arar,aşktan dolayı duyduğu acıyı bir yandan yaşamla,bir taraftan da öbür dünyayla karşılaştırır. Ama gecelerin asıl amacı,rüyaların dünyasında yaşamamızdır.
84 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
Çok değerli bir yapıt lâkin Novalis'i anlama üzerine de bir yapıt olmalı bence. Kurduğu cümleler anlatımları sürekli tek konu üzerine gidiyor: Geceye övgü. Ama cümlelerin derinliğinden midir anlamakta zorlandım. Sanki Türkçeye çevrilirken dilimizde sonda olan yüklemi alıp başa koymuşlar da bana öyle okutuyorlar gibiydi. Çok güzel dizeler vardı oraları yakalıyor insan zaten. Ama dediğim gibi çok derin... Sevdiği gecelerinin güneşidir, gözleri karanlıktadır geceleri, ancak gönlü ışıkta..
84 syf.
Novalis... Romantizm akımının öncülerinden. Nişanlısının tüberkülozdan ölmesi üzerine Geceye İlahiler adlı şiiri yazan şair 29 yaşında hayatını kaybetmiştir. Normalde youtube'dan sesli kitap versiyonlarını dinlediğim için çok nadir şiir kitabı alırım lakin bu kitap kesinlikle kitaplığımda bulunmalı dedim. Gecenin bir yarısı tesadüfen youtube'da karşıma çıktı dinledim ve kendimden geçtim, öyle naif öyle hafif ki. Bu kadar az okunması da canımı sıkmadı değil. Mutlaka öneriyorum. Kitabını bulamıyorsanız youtube'dan sesli kitap versiyonunu dinleyin.
''Ötelere yuvarlanıyorum,
ve her acı
günün birinde dönüşecek şehvetin dikenine.
az zaman kaldı, sonra kurtulacağım,
ve sarhoş, uzanacağım aşkın kucağına.
sonsuz yaşam dalgalanıyor içimde tüm gücüyle,
yukarıdan aşağılara bakıyorum,
oralardaki sana.
o tepede sönüp gikmekte parıltın bir gölge taşımakta,
serinlik veren çelengi. ah! tüket beni ey sevgili,
sonuna kadar tüket ki,
uykuya dalayım ve sevebileyim.
hissediyorum ölümün gençleştirici akışını
ve direniyorum fırtınalarının ortasında yaşamın cesaretle.”
42 syf.
·1 günde·9/10 puan
alman romantizmin öncülerinden biri olan novalis, aşık olduğu genç yaşta tüberkülozdan kaybettiği biricik sevgilisi sophie van kühn’ün ölümü üzerine bu nadide eseri kaleme almıştır. gün ışığına, gündüze düşman novalis; gün ışığı tuzaktır, hep yeniden gelmek zorunda mıdır sabah diyor. novalis'e göre sadece geceleri, yaşamın belirgin sesi duyulabilir. gündüzler hapishanedir. düşünceler geceleyin kıvılcımlanır, yaşam ve ölüm de varlıklarını gece hissettirir diyor. her satırı beni büyüleyen geceyi gündüzü farklı yorumlayan ve buna derin anlamlar katan bir sanatçı. sindirerek okumakta fayda var aksi halde pek akılda kalıcı satırlar olmayacaktır. benim de geceye övgü niyetinde bırakacağım güzel bir satırı olsun.

"sen de bizden haz mı almaktasın, ey karanlık gece? nedir o paltonun altında sakladığın ve ruhumu görünmeden, ama böylesine güçlü etkileyen?"
42 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Genç yaşta hayata veda eden Romantik dönemin en iyi şairlerinden biri olan şairi kesinlikle okumak gerek.NOVALİS  karanlık alman ruhunun romantiği kimliğinde gecenin yerine ölüm saplantısını koyar ve ölen sevgilisine kavuşmak umuduyla intiharı seçer. sanatçı ölümüyle romantik bir şiir yazmıştır artık. ölümüyle şiire dönüşmüştür.

bu kitapta tam da bu umudu gecenin melankolisinde yaşatan novalis, gündüzün yerine geceyi koyarken aslında düş gücünün, hayallerin, hakiki sanatın manifestosunu yazar. gecede korkulacak hiçbir şey yoktur. onda sezebilen görkemli ruhlar için şiirsel bir melodi işitilir.
84 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Geceye övgüler kitabı ile ilgili incelememi de şuan bir gece yarısı yapmak, güzel bir tesadüf olsa gerek :).

NOVALIS acı ile yanan ve içindekileri ancak yazarak atan birisi olsa gerek. Şiirleri o kadar imgesel ki, bunu ancak acı içinde olan birisi yapabilir çünkü acı çeken biri artık düşünmeyi bırakmıştır, aklı aradan çıkmış yalnızca ruhu kalmıştır ortada.

NOVALIS'İN de tabiriyle; " çünkü ruhumuz yokluk çekti". Şiirleri o kadar çok imgesel, betimleme anlatım içeriyor ki normal bir roman gibi okuyamıyorsunuz. Ben yavaş okumak istedim lakin başaramadım. O imgeleri tek tek görmek istedim. Dünya edebiyatının toplumsal ve bireysel acıların keskin bir duyarlılıkla dile getirilişinin en çarpıcı örneklerinden bir eser.

Ahmet Cemalin de dediği gibi; "Geceye övgüler'de gece ile gündüzün ilginç betimlemelerine rastlarız." Yazar geceyi bizim kadar çok seviyor. Bu kitabı özellikle "John Clare" şiirleri sevenler mutlaka okumalı. John Clare yi tanımak isteyenler ise Penny Dreadful dizisini izleyip oradaki Frankenstein'a odaklanmali :)

9/10. (Güzeldi lakin mükemmel değildi.) Novalis Geceye Övgüler
84 syf.
Aşık olduğu ve nişanlandığı kadının genç yaşta ölümü üzerine aşk, özlem ve acıyla yazılanları okuyacaksın…
.
.
.
#geceyeövgüler
#novalis
#fuatagram
.
.
.
42 syf.
·1 günde·6/10 puan
Kitapta güzel dizeler var aslında ara ara onları yakalayabiliyor insan.
Ancak; 40 sayfalık bir kitap düşünün... Bu sayfaların bir çeyreği baskı metninin Almanca basımı, bir çeyreği baskı metninin Türkçe çeviri basımı, bir çeyreği aynı metnin el yazısından Almanca basımı ve son çeyreği de yine aynı metnin el yazısından Türkçe çeviri basımı...

Geceye övgüleri, tanrının bile kendini geceye bırakışı ama içinde bir yerlerde ışığa olan gizli aşkı...

Aslında kitap kötü diyemem ama dört kere aynı şey basılmış kitapta, bu bana fazlasıyla itici geldi.
84 syf.
·Puan vermedi
Ne güzel bir şiir okudum ben!

Merhaba arkadaşlar. Okumak için hazırladığım kitaplar kenarda duruyor. Bu güzellik ise diğer bir kenardan göz kırptı. Hal böyle olunca "al da oku bediş" dedim kendime ve okudum, bitti. İyi ki de böyle yapmışım.❤

Normalde çevirmen/editör yazılarını önceden okurum. Bu sefer kendimi şiirin satırlarına bırakmak istedim. Çünkü bir yerde okuduğum alıntı sayesinde kitabı çok merak ediyordum. Çevirmen notu olmadan şiiri okumak ayrı bir güzel oldu.

Bazı satırlarda öyle yüklü anlamlar vardı ki, bunları nasıl ifade edeceğimi düşünüp durdum. Meğersem kıymetli çevirmenimiz Ahmet CEMAL, zaten bu işi üstlenmiş ve ciddi emek harcadığı yazısında inci inci işlemiş. Çevirmen yazısını da özenle okumanızı tavsiye ederim.

Novalis "karışık saptamalar" isimli notunda hem bütünün hem satırların hem de her bir harfin özetini yazmış. İkinci fotoğrafta paylaşıyorum.

Bir de, incelemede yakaladığım bir noktayı paylaşmak istiyorum. yaklaşık 100 yıl önce Zweig, 'dünyanın tekdüzeleştirilmesi'ni ele almış. Ondan 124 yıl önce de Novalis bu durumdan yakınmış, 'Geceye Övgüler'i yazmış. Bir de günümüze bakalım. Düşünsenize, ilerlemek yerine geriliyoruz resmen. Tıpkı Wels'in bilimkurgu kitabında ele aldığı kurgusu gibi. -uzun meseleler-

Kitaba gelelim. Kısaca özetlemek gerekirse, gündüzün, yani gerçek yaşamın ve gecenin yani bir deyişle gizlenen şeylerin, diğer bir deyişle acılı gerçeklik karşısında kendisini saklayan ruhumuzun parçalarını buluyoruz. Bulduğumuz izlerden asıl gerçekliğe, olması gerekene doğru yol alıyoruz.

Kitapta "geceye övgüler"in hem asıl hali hem de dergide yayımlanan hali var. Ben her ikisini de sevdim.

Tertemiz bir çeviri olduğunu söylememe gerek yok. Çünkü Ahmet CEMAL ruhun şâdolsun güzel adam. Kısa ama derin, sade ama etkileyici bir eser. Şevkle tavsiyemdir.
84 syf.
·2 günde·8/10 puan
Novalis’in “Geceye Övgüler” adını taşıyan ve Romantizmin kurucu eserlerinden sayılan bu uzun şiirine ait iki metin bulunuyor bu kitapta. Bunlardan biri, çeşitli düzeltmelerden geçmiş olan “el yazısı metin”; diğeri ise, 1800’lü yıllarda “Athenäum” adlı dergide yayınlanan düzyazı biçimindeki metindir.
Yazarın bu şiiri yazışının asıl nedeni, nişanlısının genç yaşta ölmesinin verdiği derin üzüntüdür.
İnsan okurken Romantizmi de içerisindeki derin hüznü de hissediyor.
84 syf.
Romantizmin ateşli savunucularından Novalis, erken dönemlerinde kaybettiği nişanlısının (ki kendisi de, tüberküloz sebebiyle henüz 30 yaşını bulamadan sonsuzluğa uğurlanır) acısıyla kaleme ele aldığı "Geceye Övgüler" eserinde, insanın varoluşunu tamamladığı bir yer olarak anlatılır "gece". O döneme kadar ağır basan realizm algısı, esasında aklın ehemmiyetini öne atarken, duyguları önemsememiş ve onlar aracılığıyla (epistemolojik açıdan) bilgiye ulaşılabileceğinin mümkün olmadığını savunmuştu. Romantizmin ortaya çıkışında, aklın reddi söz konusu değil, bilgiye ulaşma yolunda akıl kadar duyguların da önemsenmesi gerektiği öne çıkarılır. Bu bağlamda verilen ilk eserlerde duyguların önde durma sebebi, realizme bir tepki olmasıydı (edebi anlamda klasisizm dememiz daha doğru olur sanırım). Novalis'te de bunu göreceksiniz. Öylesine yoğun duygular var ki, kimi yerde bu duyguları, gayri ihtiyari bastırmaya çalışacaksınız. Bu "bastırma"nın da sebebi, bulunduğumuz yüzyıl itibariyle, bilhassa insanların duygularını bastırmalarıdır. İlkelliğimizin apaçık şekilde, pervasızca sergilendiği bu çağda; duygular üstü örtülü bir kilitli sandığın içinde bulunan, gereksiz, birkaç metelik dahi etmeyen "şeyler" dizesi. İşte buna aykırı davranan Novalis, korkmamıştır kendini açmaktan. Sabahla geceyi düşman etmek gibi bir zaruri oksimoron yaratmak yerine, geceyi "varoluşsal düşünce zamanı" olarak simgeler ve böylece gecenin övgüyü hak ettiğini okuyucusuna bir güzel aktarır.
Kalmadı artık arayabileceğimiz bir şey,
Yürek doymuş - ve boşalmış dünya.
Novalis
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 6.Basım
Her kim ki bağlıdır eski zamanlara körü körüne,
Sadece yalnızlık ve keder düşer hissesine.
Novalis
Sayfa 15 - Türkiye Iş Bankası Kültür Yayınları
Ne kadar yoksul ve çocukça geliyor ışık bana şimdi — oysa günün veda edişi ne kadar sevindirici ve kutsal.
Novalis
Sayfa 3 - İş bankası kültür yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geceye Övgüler
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
42
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754586916
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Hymnen an die Nacht
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Novalis (1772 - 1801)

Yirmi dokuz yıllık kısacık yaşantısına karşın yazdıklarıyla Romantizm akımını ateşleyen en önemli öncülerdendi. Endüstrileşmenin insanlık üzerinde ağır etkilerinin görüldüğü bir çağda, aşık olduğu (ve nişanlandığı) Sophie von Kühn'ün ölümünün ardından yazdığı Geceye Övgüler (1800) dünya edebiyatında toplumsal ve bireysel acıların keskin bir duyarlıkla dile getirilişinin en çarpıcı örneklerindendir. Bu kitapsa, altı bölümlük bu önemli yapıtı Almanca aslıyla ve iki versiyonuyla sunarken, çevirmeni Ahmet Cemal'in yazar, yapıt ve akımı anlamamızı kolaylaştıran derinlikli önsözüyle açılıyor.

Kitabı okuyanlar 672 okur

  • Miray Acar
  • Lendanis
  • İ
  • Göktuğ Güner
  • Michael Scott
  • Ece
  • Duygu
  • elif güzel
  • Zeynep Bağatır
  • Özlem Sürücü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.9
13-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%19.2
25-34 Yaş
%42.3
35-44 Yaş
%23.1
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%5.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.1
Erkek
%58.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.9 (55)
9
%14.3 (33)
8
%20 (46)
7
%22.6 (52)
6
%9.1 (21)
5
%6.1 (14)
4
%1.7 (4)
3
%0.9 (2)
2
%1.3 (3)
1
%0